Gazipaşa’da Yargı “ÇED Gerekli Değildir” Kararına Dur Dedi!
Gazipaşa’da, doğal, tarihi ve tüm habitatı ile ender bulunan niteliklere sahip; nesli tükenmekte olan deniz kaplumbağaları ve Akdeniz foklarının yaşam alanı olan Koru sahilinin ranta açılmasına yönelik girişimlere karşı açılan davada önemli bir gelişme yaşandı.
Konuyla ilgili bir basın açıklaması yapan Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Gazipaşa Koru Mahallesi’nde, hazineye ait Fidanlık arazisinde yapılması planlanan turizm konaklama tesisi için, verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı, bölge halkı ile birlikte açılan davada, Antalya 1. İdare Mahkemesi’nin oybirliği ile karar vererek söz konusu işlemi iptal ettiğini duyurdu.
Açıklamada, Mahkeme tarafından verilen bu kararın; Kıyı alanlarının korunması, Doğal sit statüsünün gerekliliklerinin yerine getirilmesi, Planlama süreçlerinde bilimsel esasların dikkate alınması açısından son derece önemli ve emsal niteliğinde bir karar olduğu vurgulandı.
Açıklama şöyle;
“Mahkeme kararında; dava konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının bilimsel esaslara, kamu yararına ve hukuka aykırı olduğu açıkça ortaya konulmuştur.
Kararda ayrıca;
- Bölgenin Doğal Sit Alanı niteliği gereği düşük yoğunluklu kullanım esasına tabi olduğu,
- Sahil bandında artacak çok katlı yapılaşmaların antropojenik baskıyı ciddi ölçüde artıracağı,
- Bu durumun bölgede varlığı bilinen ve korunması gereken ekosistem ile hassas canlı türleri üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabileceği,
- Projelerin yalnızca tekil değil, kümülatif etkileri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği,
- Artacak yapılaşmanın çevredeki tarım alanları üzerinde ciddi baskı oluşturacağı
hususları bilimsel veriler ışığında değerlendirilmiştir.
Söz konusu alan; uluslararası sözleşmeler kapsamında korunması gereken Caretta Caretta türü deniz kaplumbağalarının Akdeniz’de yumurtlama yaptığı sayılı alanlardan biri olup, aynı zamanda nesli tükenmekte olan Akdeniz foklarının yaşam alanıdır. Bunun yanı sıra sahilde yer alan ve dünyaca tanınan doğal havuzlar, benzersiz jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar olarak korunması gereken doğal miras niteliğindedir.
Buna rağmen, ÇED sürecinde yalnızca tesisin yatak kapasitesine bakılarak değerlendirme yapılması; alanın ekolojik, jeolojik ve biyolojik değerlerinin göz ardı edilmesi kabul edilemez bir yaklaşımdır.
Öte yandan, kıyı alanlarının turizm tesisleri ile yoğun şekilde yapılaşmaya açılması, Anayasa’nın 43. maddesi ile Kıyı Kanunu’nun 5. ve 6. maddelerinde güvence altına alınan “kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması” ilkesine de açıkça aykırılık teşkil etmektedir.
Turizm yapılaşmasının başlamasıyla birlikte bölgedeki nüfus artışı, buna bağlı olarak ikinci konut, ticari alan ve hizmet yapıları gibi baskı unsurları artacak; bu durum da Gazipaşa’nın önemli tarım alanlarının zamanla yok olmasına neden olacaktır. Benzer süreçler Antalya’nın diğer turizm bölgelerinde geçmişte yaşanmış ve tarım alanları geri dönüşü olmayan şekilde kaybedilmiştir.
Mahkeme tarafından verilen bu karar;
- Kıyı alanlarının korunması,
- Doğal sit statüsünün gerekliliklerinin yerine getirilmesi,
- Planlama süreçlerinde bilimsel esasların dikkate alınması
açısından son derece önemli ve emsal niteliğinde bir karardır.
Aynı zamanda bu karar, çevresel etkiler göz ardı edilerek verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının yargı denetiminden geçerek kamu yararı doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak; kentimizin doğal, kültürel ve tarımsal değerlerinin korunması, kıyı alanlarının rant baskısından uzak tutulması ve planlama süreçlerinde kamu yararı ilkesinin esas alınması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Bilimin, şehircilik ilkelerinin ve hukukun rehberliğinde; doğayı, kıyılarımızı ve yaşam alanlarımızı korumaya yönelik tüm süreçlerin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”




