Antalya Falezlerini tahrip edenler tek tek tespit edildi!

Antalya’nın dünyaca ünlü falezlerindeki tahribat su altı, deniz seviyesi ve havadan gerçekleştirilen güncel fotoğraf ve video çekimleri ile tespit edilirken, Antalya falezlerinin doğal görünümünü bozan ve kaya yapısına zarar veren; binalar, güneşlenme platformları, asansörler ve merdivenlerin yarattığı tahribat belgelendi.

ASANSÖR DE VAR BARAKA DA! Muratpaşa Kaymakamlığı ve Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı tarafından yapılan denetimlerde asansörlerden tünellere, betonarmeden çadıra onlarca işgal ve tahribat, tek tek tespit edildi. 

Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu tarafından kamuoyuna yapılan açıklamada, yasalara göre falezlerin kıyı sisteminin doğal bir parçası olup, bu alanlarda kalıcı veya yarı kalıcı yapılaşma yapılması mümkün değildir ifadesi kullanılırken, buna karşın, falez şevlerinde kapalı alanlar oluşturulduğu, sıvalı ve boyalı fiili binaların inşa edildiği, bu durumun hem kıyı mevzuatına hem de sit alanlarına ilişkin koruma rejimine açık bir aykırılık teşkil ettiği belirtildi.

Antalya Falezlerinin büyük bölümünün “kesin korunacak hassas alan” statüsünde olduğu, 2863 sayılı Kanun ve ilgili koruma mevzuatı uyarınca kesin korunacak hassas alanlarda yapılan bu tür ihlallerin bildirime gerek olmaksızın kaldırılması, alanın boşaltılması, işgalin ortadan kaldırılması ve alanın işgal öncesindeki doğal haline geri getirilmesi gerektiği vurgulanırken, tüm bu yasal zorunluluklar gereği; Antalya Falezleri’ni geri dönülemez şekilde tahrip eden bu işgallere karşı, Antalya Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Antalya Büyükşehir ve Muratpaşa Belediyeleri’nin ivedilikle harekete geçmesi talep edildi.

 

Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu tarafından yapılan “Antalya Falezleri’nde Gözlenen Tahribatların Güncel Değerlendirilmesi” başlıklı açıklama şöyle;

Bu rapor 02.03.2026 tarihli toplantıda alınan karar gereği olarak hazırlanmıştır. Katılımcılar tarafından, 2026 yılı Ocak ve Şubat aylarında Antalya falezlerinde su altı, deniz seviyesi ve havadan gerçekleştirilen güncel fotoğraf ve video çekimleri incelenmiş olup aşağıda detaylıca açıklanacak tespitlerde bulunulmuştur.

Antalya, sahip olduğu doğal güzellikleri, kıyı ekosistemleri ve kültürel mirası ile Türkiye’nin ve Akdeniz havzasının en önemli turizm merkezlerinden biridir. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan kent, özellikle Tufa Kıyı Falezleri ile dünya ölçeğinde tanınan özgün bir kıyı peyzajına sahiptir. Antalya’nın turizm kimliğinin önemli bir parçasını oluşturan falezlerin korunması, yalnızca çevresel bir sorumluluk değil aynı zamanda kentin sürdürülebilir geleceği açısından da büyük önem taşımaktadır.

Antalya falezlerinin yüzünde inşa edilen binalar, güneşlenme platformları, asansörler ve merdivenler falezlerin doğal görünümünü bozmakta ve kaya yapısına zarar vermektedir. Bu yapıların “hafif ve sökülebilir” nitelikte olduğu iddia edilse de, fırtına koşullarına dayanabilmesi amacıyla çelik (demir) malzeme kullanıldığı, fiilen kalıcı yapılar inşa edildiği açıkça görülmektedir. Demir malzeme tuzlu su ortamında çok kısa sürede paslanmakta; oluşan pas tufa kayası üzerine akarak hem kaya yapısına hem de çevredeki doğal habitata zarar vermektedir. Ayrıca şiddetli dalga ve fırtına dönemlerinde bu yapılardan kopan demir parçalar deniz tabanında birikmektedir. Doğal kıyı ekosistemine tamamen yabancı olan bu yapay malzemeler ve yoğun beton kullanımı, doğada kalıcı tahribat yaratmaktadır.

Bilindiği üzere 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5. ve 6. maddeleri uyarınca kıyılar, herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olup kıyı alanlarında doğal yapıyı bozacak ve kıyıların serbest kullanımını engelleyecek yapılaşmalara izin verilmemektedir. Aynı Kanun’un 6. maddesinde, kıyılarda ancak kamu yararı amacıyla ve kıyının doğal yapısını bozmayacak nitelikte düzenlemeler yapılabileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Buna ek olarak Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda falezler kıyı sisteminin doğal bir parçası olup, bu alanlarda kalıcı veya yarı kalıcı yapılaşma yapılması mümkün değildir.

Buna karşın, fotoğraflarda da net bir şekilde görüldüğü üzere; falez şevlerinde kapalı alanlar oluşturulduğu, sıvalı ve boyalı fiili binaların inşa edildiği sabittir. Bu durum hem kıyı mevzuatına hem de sit alanlarına ilişkin koruma rejimine açık bir aykırılık teşkil etmektedir. Yukarıdaki tespitler ışığında:

* Antalya Falezlerinin Kıyı Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca “kıyı” statüsünde olmasından kaynaklı; kıyılara uygulanan en katı ve mutlak yapılaşma yasaklarına tabidir.

* Antalya Falezlerinin büyük bölümünün kesin korunacak hassas alan statüsünde olmasından kaynaklı; 2863 sayılı Kanun ve ilgili koruma mevzuatı uyarınca kesin korunacak hassas alanlarda yapılan bu tür ihlallerin bildirime gerek olmaksızın kaldırılması, alanın boşaltılması, işgalin ortadan kaldırılması ve alanın işgal öncesindeki doğal haline geri getirilmesi gerekmektedir.

Tüm bu yasal zorunluluklar gereği; Antalya Falezleri’ni geri dönülemez şekilde tahrip eden bu işgallere karşı aşağıdaki önlemlerin; Antalya Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Antalya Büyükşehir ve Muratpaşa Belediyeleri tarafından ivedilikle uygulamaya geçirilmesini talep ediyoruz.

  1. İşgallerin Sonlandırılması
  • Falez yüzündeki mağara ve kuytuların yaşam alanı olarak kullanılması Mülki İdare Amirleri koordinasyonunda, Emniyet ve Sahil Güvenlik birimlerinin fiili müdahalesiyle derhal engellenmeli, işgal altındaki tüm alanlar boşaltılmalıdır.
  1. Kayaya Açılmış Asansör Şaftlarının Kapatılması
  • Falez kayalarına zarar verilerek açılan kuyu ve şaftlar ile falez önüne inşa edilen asansör yapıları tamamen sökülmelidir.
  • Asansörlere ait metal ve mekanik aksam yüzeye çıkarılmalı ve alandan uzaklaştırılmalıdır.
  • Geriye kalan kuyu (şaft) falezin orijinal yapısına uygun şekilde iri tufa kaya bloklarıyla doldurulmalıdır.
  • Asansör şaftının denize bağlanan galerileri tufa kayası ile doldurulmalı, denize açılan portal kısmına kaya duvar örülerek kapatılmalıdır.
  • Kullanılmış olan beton ve benzeri yapay malzemeler kırılarak kaldırılmalı ve alanın doğal süreçlerle kendini onarmasına imkân tanınmalıdır.
  1. Falez Önündeki Asansör Yapılarının Kaldırılması
  • Falez önüne inşa edilmiş asansör yapıları tamamen sökülmeli,
  • Beton temeller kırılarak kaldırılmalı,
  • Tüm yapay malzemeler falez üst kotuna taşınarak bölgeden uzaklaştırılmalıdır.
  1. Çelik Konstrüksiyon Platformların Sökülmesi
  • Kaynakla birleştirilmiş demir profillerden oluşan çelik konstrüksiyon güneşlenme platformları sökülmeli ve alandan tamamen kaldırılmalıdır.
  1. Falez Yüzündeki Yapıların Kaldırılması
  • Deniz seviyesinde veya falez yüzünde inşa edilmiş olan duvarla çevrili ve çatılı mekânlar ile sabit çatılı yapılar sökülerek alandan uzaklaştırılmalıdır.
  • Denizden bakıldığında falez siluetinin görünmesini engelleyen hiçbir yapının inşa edilmesine izin verilmemelidir.
  1. Doğal Siluetin Korunması
  • Falezlerin denizden görülen doğal siluetinin korunması amacıyla falez yüzünde yeni yapılaşmaya kesin olarak izin verilmemeli ve mevcut ihlaller Kıyı ve Sit mevzuatı kapsamında “eski hale getirme” ilkesiyle ortadan kaldırılmalıdır.
  1. Denetim ve Adli Süreçlerin Yürütülmesi
  • Tüm bu tasfiye ve ekolojik onarım süreçleri ilgili idarelerce tavizsiz şekilde yürütülmeli; bu tahribatı yaratanlar hakkında anayasal, yasal ve mevzuatla ilgili maddeler uyarınca gerekli adli süreçler başlatılarak alanın düzenli denetimi sağlanmalıdır.

 

ANTALYA KENT KONSEYİ ALTYAPI ÇALIŞMA GRUBU

  

Falez şev bölgesindeki tahribatları gösteren fotoğraflar

Falezlere yapılan müdahalelerle ilgili tespit edilen noktalar şöyle: “Atatürk Parkı’ndan falezlere inen demir merdiven ve atıklarının oluşturduğu kirlilik. Adalya Apartmanı kaçak asansör ve betonarme baraka. Karaalioğlu Parkı falezlerindeki baraka plaj yapısı. Perge Otel asansör ve baraka plaj yapısı. Ramada Otel tünel ve kayalıklar üstündeki demir konstrüksiyon plaj. Talya Otel, falez kayalıklar içindeki eski gece kulübü olarak kullanılan demir baraka yapı ve tünel yapı. Talya-Cender otelleri arasında Fevzi Çakmak Caddesi’ndeki seyir alanı kısmında falezlerde kimliği belirsiz kişinin kullandığı mağara yapı. Cender Otel önündeki kısımda eski santral binası. Paşakavaklar şelalelerinin yok olduğu ATSO Sosyal Tesisi olarak inşa edilen ve Lara Balıkevi olarak işletilen yerin baraka plaj yapısı. Eski mezbaha alanı atıkları. Falez Park içinde, falezlere sıfır inşa edilen restoran ve diğer iş yerleri. Adonis ve Delta otellerine ait asansörler ve plaj üzerine yapılan demir-beton baraka plaj yapılar. Konserve Koyu halk plajı baraka plaj yapısı. La Boutique Otel’in Konserve Koyu’na yaptığı betonarme büyük bir yapı, asansör ve plaj. Bambus Plajı baraka plaj yapısı. Erdal İnönü Parkı’ndan inilen baraka plaj yapısı. The Marmara Otel tünelle sahile çıkış ve baraka plaj yapıları, deniz içindeki falez yapıda da demir müdahaleler. BML Beach (Konserve Koyu) paslı demirlerin kayalıkları kirlettiği baraka plaj yapısı. Akra Barut Otel asansör ve deniz kenarındaki betonarme uygulamalarla baraka plaj yapıları. Fener Parkı yakınında merdivenler ayrıca kimliği belirsiz şahısların kullandığı mağaralar. Engelsiz Park yakını ahşap baraka. Falez 4 Parkı yakınlarında falezler üzerindeki çadır bir yapı. Ayrıca bazı noktalardan da denize inen demir merdivenler.”

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir