Kaleiçi’nin “fenerci teyzesi”
Bazı kadınlar var ki, sadece heykelini dikmek yetmez, onları sık sık hatırlamakta fayda var. Türkiye’nin ilk “fener gadiyanı”, Kaleiçi’nin “fenerci teyzesi” Fatma Doman bu kadınlardan biri.
Eşinin ölümünden sonra devraldığı fener gardiyanlığı görevini ‘erkek işi’ diyenlerle inat, tam 28 yıl sürdüren Fatma Doman’ın Kaleiçi Yat Limanı’ndaki heykeli, deniz fenerinin hemen altında hala denizcileri selamlamaya devam ediyor.
1927’de Antalya’da doğan Fatma Doman, dönemin önemli ticaret limanları arasında yer alan Antalya İskelesi’nde, hiç kadın çalışanın bulunmadığı denizcilik yaşantısı içinde 1956 – 1983 yılları arasında, limandaki iki mendirekte bulunan deniz fenerlerinin yakıp söndürülmesi, güvenliği gibi tüm zor işleri kapsayan “Deniz Feneri Gardiyanlığı” yaptı. Dile kolay tam 28 yıl.
Üç kızıyla yaşam mücadelesi verirken, bir yandan fırtına, yağmur ve dev dalgalara aldırış etmeden, her akşam bir elinde gaz lambası, diğer elinde gaz tenekesiyle Kaleiçi Yat Limanı’ndaki 2 feneri yakıp, gündoğumunda da söndürerek denizcilerin yolunu aydınlattı.
Fatma Doman’ın deniz fenerinin altındaki heykeli, yolu İskele’ye düşen meraklı turistlerin ve vatandaşların ziyaret noktalarından biri. Sizin de yolunuz düşerse, İskele’nin sembol isimlerinden Fatma Teyzemiz ile fotoğraf çektirmeyi ihmal etmeyin.
Fatma Doman bir söyleşi de o günleri şöyle anlatıyor;
“Benim bir elimde büyük lamba vardı, diğer elimde ibrik, içine gaz doldururdum. Tırmanıp fenerlere çıkardım, iki feneri de doldurur ve yakardım. Tenekelerle 30-40 teneke gaz gelirdi. Bazen akardı gaz ve ben öderdim. Gazhane vardı, orada dururlardı. Bir keresinde 20 teneke gaz akmış, kendim ödedim. Bir gün teknisyenler geldi, ‘Sabah ve akşam gidip yakıyorsun ne güzel’ dediler. Öyle söylemeleri ne kadar ağrıma gitti.”



