Bu şartlarda sporcu yetişmez!

Çocuklar kendilerini geliştirmek için yıl boyu çalışıyor. Ancak yeteneklerini sergilemek için yeterince parkeye çıkamıyor. Yani yeterince maç oynamıyor. Konunun ilgilileri çocuklarımızın yeterince maç oynamasını sağlamıyor. Yeterince maç organize etmiyor.
22 July 2026 Yaklaşık 4 dk okuma Özgür Önder

Küçük oğlumun basketbol gelişim kursuna gidiyor olması nedeniyle Antalya’nın basketbol dünyasını gözlemleme fırsatı yakaladım. Alt yapı kursları yaşları 10-11-12 yaşındaki çocuklara basketbolun alfabesini öğretmeye çalışıyor. Çocuklar, antrenmanlarda basketbolun temel kurallarını, rakiplerini geçmede, savunma yapmada, oyun kurup, sayı yapmaya kadar geniş bir yelpazede eğitiliyor. Çocuklar ve gelişim kursları yıl boyu yeteneklerini geliştirmek için çalışıyor.

Dedim ya basketbol dünyasını gözlemleme imkânım oldu. Buraya kadar bir sorun yok. Bence sorun bundan sonrasında.

Çocuklar kendilerini geliştirmek için yıl boyu çalışıyor. Ancak yeteneklerini sergilemek için yeterince parkeye çıkamıyor. Yani yeterince maç oynamıyor. Konunun ilgilileri çocuklarımızın yeterince maç oynamasını sağlamıyor. Yeterince maç organize etmiyor.

Haliyle çocukların aldıkları eğitimi uygulamaya dökecek imkânları olmuyor. Böyle bir ortamda insan bildiğini unutur. Yılda iki, üç aya sıkıştırılmış bir programla ve 10 maç yapmayla oyuncu mu yetişir?

Maç kondisyonu diye bir gerçek var. Yılda iki elin parmaklarını aşmayacak sayıda maç yaparak kondisyon mu yükseltilir? Teknik mi geliştirilir? 

Zaten Antalya’da bırakın Basketbol Süper Ligi’ni Bölgesel Basketbol Ligi’nde profesyonel basketbol takımı olmayışının sebebi bu olsa gerek.

Başka bir nedeni varsa söylensin biz de öğrenelim!

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun web sayfasında 10-11 yaşındaki gelişim ligi oyuncuları bu sene ne yapmış diye baktım. Oğlumun da aralarında bulunduğu 10 yaş grubu basketbolcular Mart ayı başında maçlara başlamış, Mayıs ayı sonuna doğru bitirmiş. Ve koca yıl 2,5 aylık süreçte sadece 7 maç yapmışlar. Evet, yanlış okumadınız 6’dan sonra 8’den önce gelen 7!

Yaşı daha büyük olanlar daha şanslı. Onların maç sayısı 10’a kadar çıkmış.

Her ilçede maç oynamaya yetecek kadar salon var. Yani sorun salon değil!

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun web sayfasına baktığımızda Antalya’da 10 yaş grubunda A ve B kategorileri de dâhil olmak üzere 41 kulüp takımının olduğu görülüyor. Sorunun kulüp ve oyuncu sayısında da olmadığı açık.

Haliyle geriye tek bir seçenek kalıyor.  Görevi bu olan ama görevini yeteri kadar yerine getirmeyenler!

Sonuç itibariyle yetenekli çocuklar bu ortamda kaybolup gidecekler ya da hiç keşfedilmeyecekler. Çocukların emeklerinin ne yazık ki bir karşılığı olmayacak.

Ama koca yıla en az 20 haftalık, iki yarılı lig usulü maç programı koyamayanlar bu sporun sözünü söyleyecek.

Bunu kabul edemiyorum!

NOT: Geç kalmış bir yazıyı kaleme almakla birlikte maçların oynandığı salonlarda temizlik ve bakım-onarım açısından eksiklikler gördüm. Hatam maç atmosferinde fotoğraf ve video çekmemem. Devletimiz ihtiyaç duyulan salon yatırımlarını yaptığı gibi, hizmetlerin aksamaması için gerekli personel atamasını da gerçekleştirmiş durumda. Özetle işinizi yapar mısınız?