Bazı maçlar vardır ne konuşmak ne değerlendirmek ne de hakkında yazmak istersiniz. Antalyaspor’un cumartesi gecesi evinde oynadığı maç da tam olarak böyleydi. Oysa hafta içinde transfer yasağı kalkmış, takıma önemli takviyeler yapılmıştı. Yediden yetmişe herkes keyifli bir maç izlemenin beklentisi içindeydi. Ama beklenen olmadı. Süper Lig’i hedefleyen takım, geceyi büyük bir hayal kırıklığı ve yenilgiyle kapattı.
Bana
göre bu yenilginin sorumluluğu öncelikle Bülent Korkmaz’a ait. İki hafta önce
dört gol attığın Keçiörengücü, senin yenildiğin bu Pendikspor’a geçtiğimiz
hafta tam dört gol attı.
Ben
1994 yılında Antalya’ya geldim. Futbolun içinden geldiğim için ilk işim hafta
sonları Işıklar Caddesi’nin sonundaki Antalya Atatürk Stadı’na gitmek olurdu. O
günden bu yana bu kentin takımı Antalyaspor’u karşılık beklemeden, koşulsuz
destekliyorum. Açık söylemek gerekirse, özellikle alt liglerde geçirdiğimiz
yıllar da dahil olmak üzere, bu takımı cumartesi akşamındaki kadar kimliksiz
oynarken çok az gördüm.
Hatta
ikinci ligde olduğumuz yıllarda bile maçlara gitmek bana büyük keyif verirdi.
Stat dolar, açık tribünde Ali Dayı, kapalının solunda Coşkun Göğen abimiz,
sağında ise Miloş’un önderliğinde, takım da sahada inançla mücadele ederdi. O
atmosferi ve o futbolu özlememek mümkün değil. Yılmaz Vural’ı izlemek bile
başlı başına ayrı bir keyifti.
Neyse,
gelelim cumartesi akşamına…
Kaleci
Abdullah Yiğiter’in performansı adeta standartta bağlanmış gibi; bir hafta iyi,
bir hafta kötü. Ancak bilesiniz bu lig, böyle bir istikrarsızlığı kaldırmaz. Eskilerin
deyimiyle, atanın ve tutanın iyi olmak zorunda. Pendikspor orta sahayı o kadar
rahat geçti, golleri o kadar kolay buldu ki ilk yarıdaki skora kendileri bile
şaşırmış olabilir. Orta göbek ve savunmanın sağ tarafı adeta yol geçen hanı
gibiydi.
Bir
başka konu da tribünler. İç sahadaki iki maçta da stat boş kaldı ve görünen o
ki yönetim bundan henüz yeterince ders çıkarmıyor. Bana göre bilet fiyatları
yüksek. Alt ligde bilet gelirini bu kadar öne çıkarmak Antalyaspor gibi büyük
bir camiaya yakışmıyor. Bir kez daha söylüyorum: Bilet fiyatlarını yüksek tutup
tribünleri boş bırakmak yerine, ilk iç saha maçından itibaren fiyatları makul
seviyeye çekip stadı doldurmayı hedeflemek gerekiyor.
Yukarıda
da söyledim; sizi bilmem ama ben bu maçı Bülent Korkmaz’a yazdım. Ligin henüz
başında olmamız belki bu kötü tabloyu avantaja çevirmek için bir fırsat
olabilir. Ancak bunun için yönetimin hocayla birlikte oturup son iki maçı enine
boyuna değerlendirmesi şart.
Aksi
halde, dost acı söyler misali ile ifade ediyorum: Bu kent bir süre sonra
yönetime sesini yükseltir ve hep birlikte “Save Our Ship” yani “Gemimizi
Kurtarın” demeye başlayacaktır.