Ne
yalan söyleyeyim, ben de Antalyasporlu futbolcular ve Osman Özköylü gibi
Bursaspor karşısında alınan 1 puana sevindim.
Öncelikle,
çok sıkıntılı geçen bir haftanın ardından ligin en iddialı takımlarından biri
olan, dört haftadır kazanan ve maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturan
Bursaspor'a karşı kaybetmeyen takımı kutlamak gerek.
Antalya
gündeminde yer bulan haberlere göre kulübün içi kaynayan kazan misali.
Altyapıda sorunlar var, maaşlar ve alacaklar ödenmemiş, tesisin elektrikleri
kesilmiş, jeneratörlere mazot ikmali yapılamamış, futbolcular hafta içi idmana
çıkmamış......
Dolayısıyla
bu koşullar altında oynanan bir maçtan puanla ayrılmak bana göre başarıdır. Bu
nedenle sahada ter akıtan Antalyasporlu futbolcuları ben yürekten kutlarım.
Ayrıca
Osman Özköylü'ye Mevlüt ısrarından dolayı yine teşekkür etmek istiyorum. Bu
ülkenin gençlerine duyulan güven asla havada asılı kalmayacaktır. Bunun bugün
en güzel örneği ise Avrupa ve İspanya futbolunu sallayan 21 yaşındaki Arda
Güler'dir.
Eğri
otursak bile doğru konuşmaya devam edeceğiz. Maç öncesinde yaşanan bu sorunlar
yumağından dolayı, yapılacak maç analizinin bana göre hiçbir geçerliliği yok.
Sorunlar maçın ve futbolun önüne geçmiş durumda. Osman Özköylü'nün maç sonu
açıklamaları da zaten tam da bu doğrultuda.
"Türk
futbolu neden gelişemiyor?" sorusunun cevabı da kısmen bu açıklamalarda
gizli. Çünkü ülke futbolunda reel olarak kimse kendi sınırları içerisinde
değil. Teknik direktör kulüp başkanı gibi, futbolcular da teknik direktör gibi
açıklama yapıyorlar. Her kaybedilen puan sonrası, Antalyaspor takımının
geleceğini sorgulamak, kentin mülki amirlerini ve iş insanlarını takıma sahip
çıkmaya çağırmak, bu kulübün maaşlı teknik direktörünün işi olmamalıdır.
Türk
futbolu bu yanlışlardan arınmadığı sürece olduğu yerde saymaya devam edecektir.
Unutmayalım
ki Antalyaspor için alınan bir puan sevindirici olsa da son dönemde yaşanan
sorunlar ortadan kalkmadığı sürece Play-Off da hayal olacaktır.
"Çorbaya ne koyarsak kaşığımıza da o
gelecek."