Yörük Çalıştayı ve Giray Ercenk’in hatırlattıkları

 

Seher Özen Karadeniz / fullantalya

Antalya’nın tanınmış tarihçi-yazar ve kültür insanı Giray Ercenk, geçtiğimiz hafta evinin balkonunda hava alırken geçirdiği vertigo (baş dönmesi) atağı nedeniyle dengesini kaybederek aşağıya düşmüştü.  Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Ercenk’in sağlık durumu ciddiyetini koruyor.

Giray Ercenk’in Antalya yöresiyle ilgili bir çok kitabı bulunuyor.

Tarihçi-yazar ve akademisyen Giray Ercenk’i, özellikle Antalya tarihi, Yörük kültürü, Toroslar ve bölge tarihi üzerine çalışmalarıyla tanıyoruz.

Giray Ercenk, Antalya’da kültür tarihi, kent belleği ve yerel tarih konularında uzun yıllardır etkinlikler yürüten bir araştırmacı, yazar ve kültür tarihçisidir. Ercenk, Akdeniz Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak dersler vermiş, turist rehberliği ve çeşitli kültür kurumlarında görevler üstlenmiştir.

Kendisini 2007 yılında Antalya Kent Müzesi Projesi’nde tanıtım iletişim sorumlusu olduğum dönemde tanıdım. Sık sık hazırlık ofisini ziyarete gelir, proje hakkında bilgi alır, kimi çalışmalara katkı sunar zaman zaman da Kent Belleği Merkezi’nde araştırma yapardı.  Kendisiyle en son 2023 yılı Aralık ayında Antalya Kültür Sanat’ın Cafe’sinde karşılaştım. AKS ekibiyle merkezde yapacağı söyleşi üzerine konuşuyordu. Konuşmaları bittiğinde AKS’nin dükkanından aldığım “Damdaki Deve Sürüsü” kitabını imzalatmak için yanına gittim. Bir süre sohbet ettik, kitabını imza için uzattığımda eşimin de adını sordu ve ikimiz için “Dostlukla” yazarak imzaladı. Kendisini çok yakından tanımıyor olsam da karşılaştığımız kısa anlardan aklımda kalan; çok nazik, naif ve sıcak kanlı biri olduğuydu. Tarihçi-yazar ve akademisyen Giray Ercenk’in, bir an evvel iyileşip sevdiklerine, dostlarına ve yazılarına dönmesini umuyor, acil şifalar diliyorum.

Giray Ercenk; “Yörük Şenliğinde Mehter”

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Yörük Çalıştayı ile ilgili detayları paylaştıktan sonra “Yörük çalıştayları, yörük festivalleri aracılığıyla kültürün yaşatılması elbette çok önemli, anlamlı ancak zaman zaman atılan taş ürkütülen kurbağaya değmiyor. Öyle ki yörük kültürünü yaşatan topluluklar bile festivallerde kurgulanan kimi anlatıların, aktarımların kendilerinin halihazırdaki yaşamlarıyla örtüşmediğini dile getiriyorlar” diye yazmıştım.  Giray Ercenk de “Damdaki Deve Sürüsü” kitabındaki “Yörük Şenliğinde Mehter” başlıklı 16 Temmuz 1996 tarihli yazısında şöyle diyor; “…. Geçtiğimiz günlerde Söbüce Yaylası’nda 3. Yörük Şenliği, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’in de katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte yörük kültürünün bir parçası olarak gösterilen Mehter Takımı da göster yaptı. ….  Osmanlı Devleti’nde yöneticilerin çok önemli bölümü ve devletin vurucu gücünü oluşturan Yeniçeriler, sadece devşirmelerin alındığı Kapıkulu Ocakları’nda yetiştirilirdi.  …. Türkler ve elbette katışıksız Türk olan Yörükler Yeniçeri Ocağına alınmazdı.  Ve Mehter Takımı, Yeniçeri Ocağı’nın olmazsa olmaz denli önemli bir parçasıydı… Yörük kültürünü koruma ve yaşatma savında olan kuruluşlar, düzenledikleri etkinliklerde; Yörüklüğün tarihsel işlevine, ideolojisine sadık kalmaya; gerçeği yansıtmayan içeriksiz gösterilerden kaçınmaya özen göstermelidirler. Şekil öze bağlı olmalı; onu yansıtmalıdır…”

#SanataEvet

 

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir