KADINLARA SORDUK: ANTALYA KADIN DOSTU BİR KENT Mİ?

Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun

 Hazırlayan: Seher Özen Karadeniz

Kadın Dostu Kent modelinin Türkiye’de uygulanmaya başlanması, 2006 yılında toplumsal cinsiyet eşitliği prensiplerinin yerel yönetimlerin planlama ve programlama süreçlerine dahil edilmesi ve bu sürece paralel olarak yerel yönetimler ile kadın örgütlerinin güçlendirilmesi ve aralarındaki ișbirliği fırsatlarının arttırılması amacıyla Birleșmiș Milletler Kadın Dostu Kentler Ortak Programı çerçevesine gerçekleşmiştir.   Programın ilk așaması 2006-2010 yılları arasında Türkiye’de 6 kentte; İzmir, Kars, Nevșehir, Șanlıurfa, Trabzon ve Van’da uygulanmıștır. Program’ın uygulandığı 6 kentte kaydedilen ilerlemenin ardından, birçok yerel yönetim kendi illerinde de “Kadın Dostu Kent” modelini uygulama isteği ile UNFPA’e başvurmuştur. Bu olumlu gelişmelerden hareketle, Kadın Dostu Kentler-2 Ortak Programı, birinci aşamanın bıraktığı noktadan, toplumsal cinsiyeti yerel yönetişime dahil etmek amacıyla 2011 yılında başlatılmıştır. Programın ikinci aşamasına dahil edilen illerden biri de Antalya olmuştur.

Peki, Kadın Dostu Kent ne demek? Kadın dostu kentler, kentin sunduğu ekonomik, sosyal ve siyasi fırsatlardan kentte yaşayan herkesin eşit bir biçimde yararlanabileceği kentlerdir. Kadınların; sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere istihdam olanaklarına, kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut, güvenlik vb.), şiddete maruz kaldıkları taktirde haklarını güvence altına alacak mekanizmalara erişimini ve yerel yönetimlerin planlama ve karar alma süreçlerine katılımını sağlayarak erkeklerle birlikte kentsel yaşamın tüm alanlarında eşit bir biçimde yer almasını destekleyen kentlerdir. (Tekinbaş, Eylül 2015)*

Günlerden Dünya Emekçi Kadınlar Günü olunca, yaşadığımız kent olan ve aynı zamanda Kadın Dostu Kentler progrmına da dahil olması dolayısıyla  Antalya’nın ne kadar kadın dostu bir kent olduğunu, kentte yaşayan kadınlara sorduk.

İşte cevapları:

  

“Antalya’nın kadın dostu bir kent olduğunu düşünüyorum”

Oya Kansu / Muratpaşa Belediyesi Başkan Yardımcısı

Bildiğiniz gibi belediye olarak Kadın Dostu Kentler ağına dahiliz. Dolayısıyla kadın dostu kent kriterlerini Antalya içinde en iyi şekilde uygulayan belediyelerin başında geliyoruz. Muratpaşa Belediyesinde üretilen bütün iş ve uygulamalarda kadına yönelik pozitif ayrımcılık dolaylı ya da doğrudan hizmetler olarak karşımıza çıkmaktadır. En çok kadın istihdam eden belediyeyiz. Muratpaşa Belediyesi olarak kentte sunulan hizmetlerde toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri ile hareket ediyoruz; hiçbir şekilde ayrımcılık ya da farklı muameleye maruz kalınmadan hizmetlere erişim sağlıyoruz. Açtığımız kreşlerle çalışan kadınlar için çok önemli bir eksikliği tamamlayarak; okul öncesi eğitim ile çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamış olduk. Park ve Bahçeler Müdürlüğümüz tarafından yapılan parklarda yeterli aydınlatma ve düzenleme olduğu için kadınlarımız adına güvenlik sorunu kalmamıştır.

Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz başta olmak üzere bütün müdürlüklerimizde kadınlara sunduğumuz doğrudan ve dolaylı hizmetlerin örneklerini bulabilirsiniz. Kız Yurtlarımız eğitime verilen desteğin önemli bir göstergesidir. Yaşlı evlerimizde sosyalleşen binlerce kadın bulunuyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğümüz, kadın çalışmalarına yasal mevzuat ve kadrolu personel ile hizmet veriyor. Kadına duyarlı bütçeleme yapan ve kadın haklarının yaygınlaştırılması ve şiddetin önlemesi için bütçe ayıran bir müdürlük olarak çalışmaları devem etmektedir. Yerelde kadınların her zaman  7/24 saat hizmet alabileceği bir şiddet hattı ile çalışmalara erişim mümkündür. Kadınlarımız 4448007 nolu telefonumuzu aradıklarında kadın çalışmalarımız hakkında bilgi ve danışmanlık alabiliyorlar.  Kadın girişimciliğini desteklemek amacıyla Kadın Kooperatifleri Festivalini yapıyoruz. Meslek edindirme kurslarımızda; takı tasarım, iğne oyası, keçe yapımı, çocuk gelişimi ve manikür, güzellik kursu ile kadınlarımızın meslek sahibi olmalarına destek oluyoruz. İstihdam alanında Kariyer Merkezimiz aracılığıyla kadınlara iş olanakları da yaratıyoruz.

Bir kadın olarak da Antalya’nın kadın dostu bir kent olduğunu düşünüyorum. Çok rahatlıkla gece dışarıya çıkabiliyorum. Eğlence mekanlarından, sahilden istediğim zaman yararlanabiliyorum.

“Antalya kadın dostu bir kenttir. Bize düşen, bu dostluğu gereken çağdaş ölçütlere ulaştırmaktır.”

Sebahat Adanır / Kepez Belediyesi Başkan Yardımcısı

Kadın demek anne demek, sevgi demek, aile demek, huzur demek, güven demek, emek demek… Kent gibi, yaşamın ta kendisi gibi. Bir kentte bu duygular hissediliyorsa “kadın eli değmek” tabirinin vücut bulduğu yaşam alanlarının oluşturduğu kentler hemen farkedilir zaten. Bunun sağlanması da şehirlerin planlama, karar alma ve uygulama süreçlerinde ve bu süreçleri yürüten mekanizmalarda kadınların aktif görev almasıyla mümkün. “Kadın dostu kent” olgusunu derecelendirirken ülkemizdeki birçok kente göre Antalya’nın ileride olduğu görüşündeyim. Kadınların geç saatlerde bile güvenle cadde ve parklarda zaman geçirebilmesi kentin ne kadar kadın dostu olduğunun parametrelerinden biridir. Kadına yönelik sağlık taramaları, kadına yönelik şiddet önleyici eğitim programları, sosyal aktivite ve spor alanlarının çoğaltılması, konferanslar, kültür gezileri özet olarak kentin sunduğu ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi fırsatlardan kadınların üst seviyede yararlanabileceği bir kent kadın dostudur ve şehrimiz bu konuda gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Bu gelişimde belediyelerin birbiriyle yarış halinde olması sevindiricidir. Belediyemizin kadınları kentin sosyal ve ekonomik hayatına katma etkinlikleri büyük önem taşımaktadır. Çünkü ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlarımızın daha çok ezildiği ve baskı gördüğü bir gerçektir. Bugün devletin ve yerel yönetimlerin ve STK’ların gittikçe yoğunlaşan faaliyetleri gelecekte kadınlarımızın daha güçlü olacağı konusunda umut vermektedir. Antalya kadın dostu bir kenttir. Bize düşen, bu dostluğu gereken çağdaş ölçütlere ulaştırmaktır.

 

“Antalya sosyal anlamda bir kadın dostu kenttir.”

Yeliz Gül Ege / ATAV Başkanı

Antalya, Kadın dostu kent diye tabir edilen sınıflandırmada olması gereken bir kent ama, kadın dostu kent mi diye sorarsanız, hayır değil. Neden değil? Bunu ben söylemiyorum., dünya söylüyor. Kadın dostu destinasyonlar deyip arama yaptığınızda Türkiye’den hiçbir kentin bu liste içinde yer almadığını görüyorsunuz. Bunun biraz irdelenmesi gerekir. Fiziki koşullar açısından, imar açısından. Bebek arabasının hiçbir yere takılmadan kaldırımlarda sürülebilmesinden tutun da topuklu ayakkabısıyla yürüyebilmesine, gece karanlık bir köşe olmaksızın buraları rahatlıkla arşınlayabilmesinden  çantasını korumadan yürüyebilmesine kadar birçok kriter var. Şunu söyleyebilirim; kadın turist dostu konaklama ünitelerimiz var. Sanal da olsa Dünya Kadın Müzeleri Birliğine üye olmuş, sergileriyle, yaptığı söyleşilerle uluslararası anlamda da kente değer katan bir Kadın Müzemiz var.

Antalya tam olarak kadın dostu bir kent olmasa da kadın dostu kent olmaya yakın. Belediyelerimizin buna, altyapı çalışmalarıyla yaratacağı alanlar üzerinden katkı sunabileceklerini düşünüyorum. Kadınların Antalya’da çok fazla güvenlik sorunu yaşadığını düşünmüyorum. Dünyanın her yerinde kadın cinayetleri yaşanıyor, bugün Antalya’yı bu anlamada değerlendirmek yanlış olur. Maalesef bunun sosyal bir çürümeden kaynaklandığını düşünüyorum.  Neden turistleri ilk olarak andım. Yıllarca otellerimize, kamp alanlarımıza gelen ailelerin, zaman içinde eşlerini çocuklarıyla yalnız gönderdiği bir destinasyon burası. Bu, çok büyük bir güven unsuru, buradan yürümek gerek. Bunun üzerine hikayeler kurmak lazım. Antalya’nın kadın dostu bir kent olduğu konusundaki algıyı çok rahatlıkla güçlendirebiliriz. Antalya sosyal anlamda bir kadın dostu kenttir. Ancak fiziki anlamda bir kadın dostu kent olabilmesi için atılması gereken birkaç küçük adım olduğunu düşünüyorum.

“Olumlu adımlar var, ancak yeterli değil.”

Dr. Ebru Manavoğlu / Şehir Plancısı, TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şube Başkanı

Antalya’nın kadın dostu kent olma konusunda kimi zaman olumlu adımların atıldığını ama bunların yeterli olmadığını görüyoruz. Örneğin kentin planlamasında ve düzenlenmesinde kadınların bir araya gelebilecekleri mekanlar, her mahalleye bir kreş, gündüz bakımevi hizmetleri vs. öncelikli olarak tasarlanmalıdır. Bu hizmetler kentte yeterli olmadığı takdirde kadınlar zamanının büyük çoğunluğunu bu hizmetleri bireysel olarak yapma çabası içerisinde bulunarak toplumsal yaşama dahil olmakta zorlanmaktadır. İyi aydınlatılmış sokaklar, uzak noktalara hizmet veren güvenli ulaşım olanakları kadınların kent yaşamına katılmaları için önemlidir. Üstgeçitler, yüksek kaldırımlar, kadınların bebek arabaları ile, engelli bireylerimiz için kentin kullanımını zorlaştırmaktadır. Bu düzenlemelerin standartlara uygun bir şekilde yapılması gerekmektedir. Kadınlarımızı kentlerin kültürel, spor ve dinlence olanaklarından daha fazla yararlanmalarını sağlayıcı teşvik edici düzenlemeler gerekmektedir. Ayrıca kadınların şiddete uğradıkları zaman sığınabilecekleri mekanlar, ilgililere ulaşabileceği acil destek hatları da yine kent yönetimlerince göz ardı edilmemelidir.

Eğer kentimizde kadınların kent yaşamına rahat bir şekilde katılması sağlanabilinirse, belediye meclislerimizde kadın sayısı arttırılırsa, kadınlarımıza daha fazla istihdam olanakları oluşturulursa ve kentsel hizmetlere daha kolay erişim sağlanmasına yönelik düzenlemeler yapılırsa kadın dostu kent olma noktasında ileri bir adım atmış oluruz..

 

“Antalya’mda kadın olarak mutluyum…. Mesele öteki Antalya…”

Münevver Eminoğlu/ AKS Genel Müdürü

Benim yaşadığım Antalya bana kadın olarak bir zorluk yaratmıyor doğrusu. Gece geç saatte sokakta yalnız olmakan rahatsız olmuyorum, tek başıma akşam yemeğe çıkabiliyorum, yürüyüş, alışveriş gibi kamusal alan aktiviteleri bence ülkenin birçok şehrine göre çok daha rahat ve medeni. Sıkıntılar kadına özel değil, kent konforundaki eksikler herkese sıkıntı veriyor. Öte yandan sokakta taciz edilen, hatta bıçaklanan kadınlara, kadın cinayetlerine ilişkin haberler en çok Antalya’dan gelirken Antalya’yı kadın dostu şehir olarak tanımlamak da zoruma gidiyor. Bu işin bir yanı. Diğer taraftan ‘kadın dostu şehir’ derken ne anladığımız da önemli. İlk ölçüt ister istemez aslında erkek dünyada kadının yerini tarif eden taciz, tecavüz, sokakta rahat olamama, hamileleri eve hapsetme gibi şeyler olsa da bunlar kentsel ölçütlerden çok toplumsal zaaflarımızın göstergeleri.  Dolayısıyla sanırım konuyu kent hakkı üzerinden değerlendirmek lazım. Buradan bakınca toplumsal karar mekanizmaları ve kent üzerinde söz sahibi sivil toplum kuruluşlarında, Türkiye’nin diğer kentlerine göre kadınların daha görünür olduğunu söylemek mümkün. Benim bildiğim, temasta olduğum neredeyse bütün dernekleri kadınlar yönetiyor . AKS’taki etkinliklere, sergilere gelen kadın sayısı erkeklerin en az beş katı. Sosyal duyarlılık gerektiren konularda kadınlar hep daha öndeler. Bunlar iyi göstergeler. Geçen yıl belediye otobüsleri geceleri kadın yolcuları evlerine kadar bırakıyorlardı, örneğine az rastlanır bir uygulama. Elbette bütün sokak ışıklarımız yansa, karanlık köşe olmasa da bu pozitif ayrımcılığa hiç gerek kalmasa… Bir de kaldırımlar daha muntazam olsa da topuklu ayakkabıyla rahat yürünse…  Sonuçta, benim Antalya’mda kadın olarak mutluyum, topuklu ayakkabım da yok zaten… Mesele öteki Antalya…

 

“Kent planlamasında kadınların ihtiyaçları daha çok göz önünde bulundurulmalı.”

Prof. Dr. Reyhan Erdoğan/ Akdeniz Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü

Antalya kadın dostu olma yönünde Türkiye’deki kentler arasında çok iyi bir yerde olmasına rağmen, Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında daha çok yol alması gerektiğini düşünüyorum. Kent içindeki kaldırımlar, parklar, meydanlar tam anlamıyla erişilebilir değil. Kent sadece kadınlar açısından değil herkes için yürünebilir değil. Yollar daha çok yayaya değil motorlu araçlara hizmet ediyor. Kreş, yaşlı bakım evleri, spor alanları, rekreasyon alanları, kütüphaneler, sanat evleri her mahallenin ihtiyacını karşılayacak şekilde arttırılmalı. Çaba var ama yetersiz kalıyor. Kent planlamasında kadınların ihtiyaçları daha çok göz önünde bulundurulmalı. Yıllarda ve parklarda aydınlatma ve güvenlik yeterli düzeye çıkarılmalı. Kesintiye uğramamalı. Kadınların da güvenli bir şekilde bisiklete binebilmeli için bisiklet yolları yapılmalı. Kadın işgücü ve duyarlılığından kent sağlığını iyileştirmede destek alınmalı.  Örneğin kentsel tarım ve kent bostanları sağlıklı gıdaya ulaşım için kadın organizasyonları sayesinde arttırılabilir.

“Kadın Dostu” kent olması beklentimizi daha yüksek tutmamıza neden oluyor.”

Vahide Emel Yanık/ Antalya Ticaret Borsası Basın Danışmanı

Kadın dostu kentler, kentin sunduğu sosyal, ekonomik ve siyasi fırsatlardan kentte yaşayan herkesin eşit bir biçimde yararlanabileceği kentlerdir. Antalya, Birleşmiş Milletler Kadın Dostu Kentler Ortak Programında ”Kadın Dostu” olarak yer alan 12 kentten biridir. Antalya’mız aslında birçok kente bakıldığında kadınların daha avantajlı olduğu bir kenttir. Ancak “Kadın Dostu” kent olması beklentimizi daha yüksek tutmamıza neden olmaktadır. Kadını görünür kılmayı toplumdaki dezavantajlı konumundan çıkarmayı hedefleyen bu projenin 2013 yılından beri uygulanmasına rağmen, maalesef beklentilerin tam olarak karşılanmadığını üzülerek görüyoruz. Kadınlara yaklaşım ilçelerde karar vericilerin yaklaşımına göre değişkenlik gösteriyor. Bazı ilçelerde kadınların sosyal hayatına katılımıyla ilgili önemli çalışmalar yapılırken, bazı ilçeler kadını hala görmezden gelebiliyor. Kentin güvenliğinden kaldırım düzenlemelerine, ulaşımdan düzenlenen etkinlik ve kurslara, sosyal hizmetlerden kadın sağlığı hizmetlerine, fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik yönden şiddete maruz kalan kadınlara hukuksal, psikolojik ve sosyal danışmanlık hizmeti verilmesine ve bunlara ulaşımın kolaylaştırılmasına kadar birçok alanda kadına yönelik ciddi çalışmalar yapılmalıdır.

 

“Eğitim, sağlık ve istihdam konusunda kadınlara imkan sunulmalı”

Sibel Toplu / Ev Hanımı

Yerel yönetimlerden isteğim; eğitim sağlık ve istihdam alanında kadınlarımıza imkan tanınması ve bu konularda girişimler yapılması. Kadın her alanda güçlü olmalı ki toplum ve ülke güçlü olsun. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ile projeler arttırılabilir. Antalya hem iklimiyle hem görsel güzellikleriyle büyüleyen bir şehir. Yıllardır Antalya’da yaşıyorum ve diğer şehirlerle karşılaştırıldığında kadın dostu bir kent olduğunu söyleyebilirim.

“Kent ve kadın birbirine sahip çıkardı.”

Şeyda Güvenç Duran / Y. Mimar, Rest. Uzm.

Antalya, Akdenizli bir Anadolu kenti. Kimi zaman çok bonkör, kimi zaman fazla muhafazakar. Benim çocukluğum Selanik mübadili kadınların arasında geçti, çoğu erken yaşta kocalarını yitirmişlerdi. Kent merkezinde böyle bir ortamda yaşamak çok da eğlenceliydi. Gece gidilen gezmeler, deniz kenarında yapılan piknikler, sokak düğünleri… Kent ve kadın birbirine sahip çıkardı. Ama geçen 40 yılda o koca kadınlar gitti. Kent, bırakın kadınları hepimize, biz de kentimize yabancılaştık. Göç deyin, turizm deyin her ne derseniz adını siz koyun, fazlalaştık. Kentte sığındığım tek yer kaldı, ofisimin de içinde yer aldığı Kaleiçi. Çünkü Kaleiçi’nde gündüz yaşam ölçeği çok dengeli. Komşularım, esnaf, fırıncı, bakkal, çöpçü de olsa, aynı eskisi gibiler; birbirini seven ve kollayanlar. Antalya’da kadın olarak yaşamak bu anlamda kolay ve rahat. Kamusal ve sosyal alanlar yeterli değilse bile kullanışlı, her geçen gün de sayıları artıyor. Kaleiçi dışında komşuluk ölçeğinin önemli olduğu Balbey ve Haşimişcan mahallelerinin canlandırılması, Kent Müzesi gibi büyük bir alanı içeren kentin belleği ve toplanma alanı olabilecek kompleksin tamamlanması ile kent merkezi daha çok kullanılır hale gelecek, sahiplenme ve sorumluluk artacaktır diye düşünmekteyim.

“Konyaaltı’nda rahat gezebiliyoruz da Varsak da Antalya.”

Zehra Tuncel / Öğretmen

Antalya Türkiye’nin genelini düşündüğümüzde kadınların daha rahat yaşadığı bir şehir.  Sahil kenti olması ve şehrin merkezinde denize girme şansımızın da bulunması nedeniyle birçok yere göre kıyafet konusunda daha rahatız. Yinede kadın olarak akşamları tedirgin olmuyor değiliz. Her yerde hep kontrollü olma ihtiyacı duyuyoruz. Ancak bu da semtine göre değişiyor. Konyaaltı’nda rahat gezebiliyoruz da Varsak da Antalya.

*Tekinbaş, E. (Eylül 2015). Kadın Dostu Kent Uygulama Rehberi. G. Göker (Dü.). içinde (s. 11). Ankara: Berk Maatbacılık.

 

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir