Panda Fikir Sanat Sezona Yenilenmiş Olarak Girdi

Panda Fikir Sanat  ve Panda Sahne kurucu ortağı Kaan Sebkektay;

“Panda Fikir Sanat, Laura Alışveriş Merkezinin alt katında, ilk başta 270 metrekarelik alana kuruldu. Bu yaz gerçekleştirdiğimiz büyük bir tadilatla toplam 800 metrekare alanda hizmet vermeye başladık. Panda Fikir Sanat; çekim platosu, kurgu odası, ses kayıt stüdyosu, sahnesi ve kafeterya alanıyla uluslararası standartlarda hazırlanmış, herhalde Türkiye’nin tek sanat üretim merkezi.”

 “Panda Fikir Sanat; hem kendi ürettiği yapımlara hem Antalya’daki sanatçıların ürettiği yapımlara ev sahipliği yapıyor. Antalya’daki sanat üreten oluşumlara bir yurt bir ev olmayan gayret gösteriyor ve birlikte üretmenin heyecanıyla var oluyor.”

Seher Özen Karadeniz

Pandemi sonrasında kentin kültür-sanat hayatına güçlü bir giriş yapan Panda Fikir Sanat, yaz aylarında sahnesinde gerçekleştirdiği değişikliklerle de mekana yeni işlevler kazandırmış olarak sezonu açtı. Sahnesini yenilemenin yanında sanatseverlerin karşısına yeni etkinliklerle de çıkan Panda Fikir Sanat’ta; tiyatro, yetişkin ve çocuklara yönelik atölyeler ile müzik programlarının yanı sıra uzman konuşmacıların katılacağı “İş ve Ekonomi Buluşmaları” programı da yer alıyor.

Panda Fikir Sanat’ın İstanbul’da başlayan, son iki yıldır da Antalya’da devam eden kültür-sanat yolculuğunu Panda Fikir Sanat Atölye ve Panda Sahne’nin kurucu ortağı, Dijital Teknolojiler Uzmanı, Yazar Kaan Sebkektay ile konuştuk.

  • Sizi tanıyabilir miyiz?

Kaan Sebkektay: Panda Fikir Sanat Atölye ve Panda Sahne’nin kurucu ortağıyım. İstanbul’da doğup büyüdüm. Yaklaşık yirmi yıllık meslek hayatım dijital teknolojiler üzerine kurulu.

  •  Panda Fikir Sanat Atölye oluşumunun hikayesini anlatabilir misiniz?

Kaan Sebkektay: Döneminde dijital teknolojiler, sosyal medya yönetimi ve dijital halkla ilişkiler stratejilerini iyi geliştiren bir şirket olduğumuz için sanatçılarla çalışmaya başladık. Bu yolculukta çalıştığımız sanatçılar “siz bizim işlerimizi çok iyi yönetiyorsunuz, yapımlarımızı da siz üstlenin” dedikleri süreç Panda Fikir Sanat’ın da doğuşunu hazırladı. Panda Fikir Sanat bu gelişmeler ışığında on yıl önce doğdu. Tiyatro ve mevcut sanat üretimlerinin ülke genelindeki organizasyonlarını yöneten bir kuruluş olarak İstanbul’da çalışmalarına başladı ve on yıl sürdürdü.

Panda Fikir Sanat, 2017 yılında bir mola verdi. O süreçte Kaan Sebkektay olarak kapandım. Yazmaya başladım. O süreçte bir yazar olarak doğdum da diyebiliriz. Bu dönemde dört kitap yazdım, ikincisini şu an yayına almaya hazırlanıyorum. Pandemiden sonra Antalya’da benzer oluşumla var olma planımız Panda Fikir Sanat’ın doğmasına neden oldu.

Pandemi sürecinde ve sonrasında uzun bir zaman yer baktık. Laura Alışveriş Merkezi’nin altındaki kültürel dönüşümün de -buranın tamamen kültür ve sanat amaçlı kullanılacak olması- etkisiyle iki yıl önce burada bu yapılanmanın tohumlarını atmaya başladık.

Panda Fikir Sanat, alışveriş merkezinin alt katında ilk başta 270 metrekarelik alana kuruldu. Bu yaz gerçekleştirdiğimiz büyük bir tadilatla toplam 800 metrekare alanda hizmet vermeye başladık. Panda Fikir Sanat; çekim platosu, kurgu odası, ses kayıt stüdyosu, sahnesi ve kafeterya alanıyla uluslararası standartlarda hazırlanmış, herhalde Türkiye’nin tek sanat üretim merkezi.

Panda Fikir Sanat, hem kendi ürettiği yapımlara hem Antalya’daki sanatçıların ürettiği yapımlara ev sahipliği yapmaya çalışıyor. Antalya’daki sanat üreten oluşumlara bir yurt, bir ev olmaya gayret gösteriyor ve birlikte üretmenin heyecanıyla var oluyor.

Aynı zamanda ülke genelindeki organizasyonlara ev sahipliği yapmaya gayret gösteren ve bu konuda da çalışmalarını sürdüren, sanat üretim ve sergileme yeri olan Panda Fikir Sanat, 103 kişilik blackbox tekniği ile inşa edilmiş sahnesinde misafirlerini ve seyircilerini kültür sanat yapımlarıyla buluşturuyor. Panda Sahne artık, turne tiyatrolarına rahatlıkla sahnelerini yapabileceği uluslararası standartlarda bir sahne.

“Çocuklarımızın kişisel sosyal ve kültürel gelişimlerini gerçekten çok önemsiyoruz. Çünkü değişimin orada başlayacağına inananlardanız.”

 

  • Panda Fikir Sanat çatısı altında ne tür etkinlikler gerçekleştiriyorsunuz?

 Kaan Sebkektay: Panda Fikir Sanat; her fikri, görüşü, düşünceyi ve felsefeyi benimseyip sanatçılarla sanatseverlerin önüne çıkartmaya gayret gösteren bir yapım şirketi, bir oluşum.

Sanatseverler burada hem sahnede bir etkinlik izlemek için seyirci olarak yer alırken, aynı zamanda da burası onlara atölyeler aracılığıyla da sahneye çıkabilecekleri bir alan sunuyor. Yetişkinler için “Temel Oyunculuk” atölyesi bunlardan biri.

Çeşitli çocuk oyunlarına ev sahipliği yaptığımız gibi kendi çocuk oyunumuzu da hazırlıyoruz. Yani Panda Fikir Sanat, çocuk tiyatrosunu da sahiplenen, orada da üretim yapan bir sahne. Panda Çocuk Kulübümüz var. Çocuklarımızın kişilik inşasına katkı sunduğunu düşündüğümüz; seramik, resim ve drama atölyelerimiz var.

Çocuklarımızın kişisel, sosyal ve kültürel gelişimlerini gerçekten çok önemsiyoruz. Çünkü değişimin orada başlayacağına inananlardanız. Çocuklar ne kadar hayal kurar, ne kadar güzel hayallere sahip olurlarsa o kadar iyi bir gelecek inşa edeceklerini, kendi özgüven gelişimlerinde, kişilik gelişimlerinde de bunun çok etkili olduğuna inanıyoruz. Bir anlamda geleceğin seyircisini, sanatçısını yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Onların içindeki o ışığı aramak da bizim için çok değerli.

Panda Fikir Sanat’ın Antalya’nın kültür sanat ortamına sunduğu en önemli katkının; Antalya Gençlik Tiyatrosu, Kırmızı Kalem ve Yurtsuz Tiyatro’nun üretimlerine de ev sahipliği yapıyor olması. Birlikte üretiyoruz. Aynı çatı altında buluşuyoruz.

Farklı alanlarda da etkinlikler planlamaya başladık. “İş ve Ekonomi Buluşmaları” başlığı altında 25 Kasım, Cumartesi günü Prof. Dr. Emre Alkin’i ağırlayacağız. Bu etkinlik Panda’nın farklı alanlarda da olmasını istediğimiz için düzenlediğimiz etkinliklerden biri.  Aylık etkinliklerimizin içinde “Akustik Geceler”, “Arp-Çello”, “Gitar-Keman” başlıklı konserlerimiz yer alıyor.

Yeni sezonda; “Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin” oyunumuz seyircisiyle buluştu. Yersiz Yurtsuz Tiyatro’nun “Taşlara Çarpa Çarpa” adlı oyunu da 25 Kasım’da yapacağı prömiyerle buluşacak. Genel Sanat Yönetmenimiz, Yazar-Dramaturg  Ruteba Doğan’ın yürütücülüğünde  “Oyun Sahneleme ve Temel Oyunculuk Atölyesi’nin ilk buluşmasını 27 Kasım’da gerçekleştireceğiz.

Panda Fikir Sanat, sanatseverlerin; anne, baba, aile, çocuk, yetişkin olarak hep beraber ve tek tek gelebildikleri etkinlikleri barındıran bir sanat merkezi.

  • Bir AVM’nin içinde olmanızın avantajları ve dezavantajları için neler söylersiniz?

Kaan Sebkektay : Bütün alışveriş merkezleri pandemi süresinde kapalı kaldı. Pandemi sonrası  AVM yönetiminin bize bu teklifle gelmesinden mutluluk duyduk.

İnsanların tüketim için geldiği bir mekanın alt katında onlara kültür sanat üretimleri sunmak bizi daha da heyecanlandırdı.

Hem bir avantaj hem bir dezavantajdı. O dönem, bütün algılarımızı kırıp bizi dönüştürdü. Başka bir şeye dönüştürdü. İçinde bulunduğumuz alışveriş merkezi gibi bir çok alışveriş merkezi dönüşmek durumunda kaldı. Panda Fikir Sanat’ın ve Laura AVM’nin lokasyonu gerçekten Antalya’nın kilit mahallelerini birbirine bağlıyor ve bu bölgede sanat üreten ya da seyircinin gidebileceği bir sahnenin olmaması bizim yatırım yapmamıza olanak tanıyan önemli sebeplerden oldu.

Bir zamanlar içerisinde tekstil ürünlerinin bulunduğu mağazaların yerinde sanat üretiliyor. Seramik, resim üretiliyor yani sanata dokunuluyor. Tüketim çılgınlığından sonra üretim çılgınlığına dönmek ve sanat üretmek bizim için daha değerli, daha heyecan verici.

Yersiz Yurtsuz Tiyatro’nun “Taşlara Çarpa Çarpa” adlı oyunu 25 Kasım’da yapacağı prömiyerle buluşacak.
  • Panda Fikir Sanat’a kentlinin ilgisi nasıl?

Kaan Sebkektay : İki yıldır  perde açıyoruz.  Seyircimiz başından beri çok yakından takip ediyor. Bir süre herhangi bir paylaşım yapmadığımızda -özellikle tadilat döneminde bunu gördük- bizden bir şeyler bekliyor. Sonuç olarak o sahnede bir şeyler izlemek alışkanlık haline geliyor. O sahnenin yeni çıkacak oyununa gitmek, merak etmek çok değerli. Bu nedenle de hem İstanbul’daki hem de yurt dışındaki işleri aratmayacak kalitede işler üretmeye gayret gösteriyoruz. Elimizdeki imkanları zorladığımız zamanlar da oluyor.

Her geçen gün yeni seyircimiz oluyor. Çünkü belirttiğim gibi burası yeni bir oluşum ve bu oluşumun farkına varanlar, farkına varmayan diğer kişileri haberdar ediyor. Buraya davet ediyor.

  • Antalya’nın fikir-sanat ortamını nasıl buluyorsunuz?

Kaan Sebkektay :

Geçmiş yıllara baktığımızda tiyatro sahneleri o şehirlerin en önemli dokularından birisi. Ve onların oluşum süreçleri, içerisinde sahnelenen tüm oyunlar bir hikaye yaratıyor ve şehrin dokusuna doğrudan renk katıyor. Medeniyetin oluşumunda çok önemli bir yer tutuyor. Bugün Roma dönemine baktığımızda büyük tiyatroları görüyoruz. Geçmiş birçok uygarlıkta benzer alanlar var. Günümüzde sadece Ankara ve İstanbul’da kayda değer sahneler var ve uzun yıllar orada varlıklarını sürdürerek kentin kültürel dokusuna katkı sağlamış durumda.

Biz de bu yola çıktığımızda buna katkı sağlayacağımızı bilerek yola çıktık. Hatta bizden sonra açılan sahneler oldu.  Bütün bu sahneler Antalya’da ne yaparlarsa yapsınlar bu oluşumun bir parçası bizler de onun bir parçasıyız. Hepimiz birbirimizin devamı niteliğindeyiz.

Avrupa’ya baktığımızda Almanya’nın her şehrinde film ve dizi çekiliyor. Türkiye’de hala sadece İstanbul’da bu oluşum var ve tanınmak için oraya gidiyorsunuz. Bu algıları yıkmak adına da burada çalışmalar yapıyoruz. Ürettiğimiz tüm çalışmalarda ve varmak istediğimiz noktalarda Antalya’nın kendi sanatını ve sanatçısını da doğurabileceği ortamlar oluşturmak en büyük hedeflerimizden biri. Bunu da dijital teknolojileri kullanarak başarabileceğimize inanıyoruz.

Yazar-Dramaturg Ruteba Doğan’ın yürütücülüğünde “Oyun Sahneleme ve Temel Oyunculuk Atölyesi’nin ilk buluşmasını 27 Kasım’da.

“Sanat köprüler kurar, hiçbir zaman duvarlar örmez. Bu köprülerin gücünden yararlanmamız gerekir.”

 

  • Yerel yönetimlerin kente yapılan kültür-sanat-fikir üretimlerine desteğini nasıl buluyorsunuz?

Kaan Sebkektay :  Panda Fikir Sanat hem Antalya hem ülkenin başka yerel yönetimleriyle çok fazla çalışmalar yaptık. Ama bu çalışmalar genelde İstanbul’da sanat üreten tanımış sanatçıların eserlerinden oluşuyordu. Ancak Antalya kendi sanatçısını var edecek bir noktada değildi. Buna yatırımı yapmadı. Yerel yönetimler de yapmadı. Şu an özel oluşumlar olarak Antalya’nın kendi sanatını var etmesine olanak tanıyoruz. Bu çok değerli.

Bu kentin bir üniversitesi var. Üniversitenin içerisinde bir oyunculuk bölümü, bir de sinema televizyon bölümü var. Ama bu bölümlerden mezun olan arkadaşlarımız ya İstanbul’da bir şeyler yapmaya gayret gösteriyor ya da otel tanıtım filmleri çekiyorlar. Baktığınızda Antalya sinema geçmişi inanılmaz yüksek olan, uluslararası bir film festivali yapan şehirlerden biri. Öte yandan Antalya’nın hiç yapım şirketi yok. Uluslararası organizasyon yapılmamış, bir endüstri haline getirilmemiş.

Yerel yönetimlerle iletişim halinde olduğumuz kimi çalışmalarımız oldu. Ancak henüz büyük kapsamlı bir çalışma yapmadık. Yerel yönetimlerle işbirliği içinde birlikte üretim yapabileceğimiz şeyler olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda hem Genel Sanat Yönetmenimiz Ruteba Doğan, hem de sevgili ortağım Merve Melis Dumlupınar ile adımlar atıyoruz. Birlikte çalışma gayretinde oluyoruz.

Belediyeler hiçbir talebimizi geri çevirmiyor. Ancak henüz onların planlarıyla bizim planlarımızı aynı çatı altında buluşturan bir proje olmadı.  Ama çok arzularız.

Yerel yönetimlerle iş birliği halinde, senkronize olmak çok önemli ve değerli. Kentin sanat olgusunu birlikte var ediyoruz.

 

  • Antalya’nın yerelde tiyatro, sinema, fikir üretim ortamlarının kente kattıkları değer bağlamında ortak bir dili var mı?

Kaan Sebkektay : Yolun çok başındayız. Bizim hedeflerimizin en önemli amaçlarından birisi bu. Panda Fikir Sanat olarak her zaman söylediğimiz şey, şehre üretim yapan herkesle doğru projede doğru yerde işbirliği yapmaya hazırız. Çünkü; birbirinden farklı yerlerde farklı noktalarda bulunan dişliler gibi görünse de bir araya geldiklerinde daha büyük bir saati çevirebilecek -yeni bir oluşumu, yeni bir var oluşu yeni bir fikri var edecek- güçte oluyor. Biz böyle gördük. Sanatın birleştirici gücünün kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü sanat böyle bir yer. Sanat köprüler kurar, hiçbir zaman duvarlar örmez. Bu köprülerin gücünden yararlanmamız gerekir. Birbirimize attığımız ne kadar çok köprü olursa o kadar derin bağlarımız olur diye düşünüyorum.

  • Panda Fikir Sanat olarak önümüzdeki yıl için yeni projeleriniz var mı?

Kaan Sebkektay : Panda Fikir Sanat bir yıl içinde dijital oluşumla sanatseverlerin karşısına çıkacak.

Yirmi yıllık dijital strateji uzmanıyım, ürettiğimiz işleri  bununla birleştirerek ilerliyorum.  Gelecekte yepyeni bir alan oluşturmuş olacağız.  Yani Antalya’dan belki ülke geneline belki dünya geneline sanat üretebileceğimiz dijitali de işin içine kattığımız bir oluşum da doğmuş olacak. Çünkü bugün artık varlığımız hem fiziksel dünyada hem dijital dünyada, her iki dünyada da takip ettiğimiz şeyler var. Panda Fikir Sanat, Panda Sahne ile her gün fiziksel dünyada kapılarını seyircisine açan bir oluşum. Panda Fikir Sanat’ın bir de dijital süreci var. Uzun zamandır bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Tamamlandığında yeni nesil bir sanat üretim oluşumunu da hayata geçirmiş olacağız. Detayları daha sonra sizlerle paylaşacağız.

Çok teşekkür ediyorum.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir