Ev Kütüphaneleri Yarışacak!
Seher Özen Karadeniz / fullantalya
Kepez Belediyesi, “En İyi Ev Kütüphanesi” yarışmasını düzenliyor. Yarışma, Antalya’daki kitap tutkunlarına evlerindeki kütüphanelerini gösterme fırsatı sunuyor. Dereceye giren katılımcılar hediye kitap çekleri ile ödüllendirilecek. Başvurular 26 Şubat’ta başladı. Son başvuru tarihi 15 Mart, sonuçlar ise 30 Mart’ta açıklanacak.
En az 500 Basılı Kitap
Yarışmaya başvuracak katılımcıların uyması gereken şartlardan bazıları şöyle: Antalya’da ikamet etmek, kütüphanenin başvuru sahibinin kendi konutunda bulunması, en az 500 basılı kitaptan oluşması ve ana unsurunun kitap olması, kitapların raflarda, erişilebilir ve aktif kullanımda bulunması, korsan veya telif ihlali içeren eserlerin bulunmaması.
Başvuru için detaylı bilgiye https://www.kepez-bld.gov.tr/page_120_en-iyi-ev-kutuphanesi-yarismasi-basvuru adresinden ulaşılabiliyor.
KÜTÜPHANESİNİ YAZANLAR
Alberto Manguel’in iki kitabı kitaplar, kütüphaneler, okumak ve yazmak üzerine: “Kütüphanemi Toplarken”, “Geceleyin Kütüphane”
Kütüphanemi Toplarken, çağımızın en yaratıcı okurlarından ve en kitapsever yazarlarından Manguel’in kütüphanesinin içtenlikle ve sevecenlikle anlatılmış bir hikayesi.
Her kitap yaşantımızın yakaladıklarını bütünüyle elde tutmanın imkansızlığını itiraf eder niteliktedir. Gelmiş geçmiş bütün kütüphanelerimizse bu başarısızlığın anlı şanlı bir kaydıdır.
Manguel, bürokratik bir pürüz yüzünden uzun yıllardır yaşadığı Fransa’dan ayrılmak zorunda kaldığında, 35 bin kitabını sığdırabildiği kütüphanesinden de ayrılmak zorunda kalır. Kitapların ayıklanma, kolilere doldurulma ve nakil süreci, çoğunu belki de bir daha görememe ihtimali, gitgide boşalan raflar ona bu kısa ağıtı esinletir.
“Kütüphanemi Toplarken” okuru kütüphanelerin tarihi, sözlükler, sözlük yazarları, rüyalar ve anılar hakkında hoş anekdotlar, sıra dışı düşünceler ve çağrışımlar arasında renkli bir yolculuğa çıkarıyor.
Geceleyin Kütüphane ise , yazılı sözün yorulmaz şampiyonu” (The Vancouver Sun), “sözün saklayıcısı ve kitabın koruyucusu” (The Globe and Mail) Manguel’in, Fransa’daki evinde kurduğu kütüphaneden yola çıkıyor ve engin hayalgücüyle Eski Mısır’dan Arap dünyasına, Çin’den Roma’ya, yazarların kişisel kütüphanelerinden İnternet’teki kütüphanelere uzanıyor. Mahkumların “sözlü kütüp-haneler”i, Kont Drakula’nın ve Frankenstein’ın canavarının hayali kütüphaneleri, hatta Borges’in Tlön’ü, H.P. Lovecraft’ın Necronomicon’u gibi yazılmamış kitaplardan oluşan kütüphaneler bile Manguel’in ve kitabının “erişim” alanında.*
KÜTÜPHANELERİ YAZANLAR
Pek çok yazar çeşitli eserlerinde kütüphaneleri yazmıştır. Bunlardan beri se Umberto Eco. Eco’nun “Gülün Adı” romanında manastır kütüphanesi hikâyenin merkezindedir. Kütüphaneyi hem bilginin hem de gizemin mekânı olarak işler.
Evinde yaklaşık 50.000 kitabı olan Umberto Eco ev kütüphaneleri hakkında şöyle demiş:
“Satın aldığınız tüm kitapları okumak zorunda olduğunuzu düşünmek saçmalıktır, aynı şekilde okuyabileceğinden daha fazla kitap satın alan kişileri eleştirmek de saçmalıktır. Bu aynı, yenilerini almadan önce tüm çatal bıçaklarınızı veya bardaklarınızı veya vidalarınızı kullanmak zorunda olduğunuzu söylemeye benzer.
Hayatta bazı şeylere, sadece küçük bir kısmını kullanacak olsak bile her zaman bol miktarda sahip olmamız gerekir. Mesela, kitapların ilaç olduğunu düşünürsek, evde birkaç kitap yerine çok sayıda kitap bulunmasının daha iyi olduğunu anlarız: kendinizi daha iyi hissetmek istediğinizde ‘ecza dolabına’ gider ve bir kitap seçersiniz. Rastgele bir tanesini değil, tam da o an için gerekli olanı. İşte bu yüzden her zaman sizi besleyecek bir seçeneğiniz olmalı!
Yalnızca bir kitap alıp, yalnızca onu okuyup sonra elden çıkaranlar tüketici zihniyetini kitaplara uyguluyorlar, yani onları bir tüketim ürünü, bir mal olarak görüyorlar. Kitaplara aşık olanlar kitabın alınıp satılan bir şeyden ibaret olmadığını bilirler.”
Bana gelince; hemen her yıl kütüphanemi toplarım, her seferinde de sahafa vereceğim kitaplar çıkar. Okuduklarım arasından seçtiğim gibi okumadığım ama ilgimin kalmadığı konulara dair olanlardan da seçtiğim olur.
Kütüphanemde henüz okumadığım çok sayıda kitabım var ancak bu beni yeni kitaplar almaktan alıkoymuyor. Şu ana kadar kütüphanemdeki kitapları hiç saymadım. Aslına bakarsanız sayısını merak da etmedim.
Kitaplarla olmayı hep sevdim. İlkokul, ortaokul ve lisede hep kütüphane kolundaydım. Kitaplarla yan yana olmak beni hep mutlu etmiştir. Eco’nun dediği gibi kitapları “ilaç” gibi düşünebiliriz. Ruhumuzu iyileştiren.
Benzer Yazılar
-
Phaselis’te Doğayla Tarihin Buluşması Kazanıyor!
Yorum yapılmamış | Nis 8, 2024 -
ANTALYA’NIN FETHİ’NİN 811. YILI KUTLANIYOR
Yorum yapılmamış | Mar 2, 2018 -
Çarşı Merkeze Karşı
1 Yorum | Nis 15, 2012 -
“CITTASLOW” KAVRAMI VE ANTALYA
8 yorum | Oca 27, 2025


