Başta gazeteciler herkesin gözü O’nun üzerinde… Her hareketi her mimiği, her jesti her sözü mercek altında.
Hakikaten çok zor iş.
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin basın lansmanı dolayısıyla bir kez daha medyanın önüne çıktı. Canlı yayınla binlerce insanın gözünün içine baktı.
İletişim bilimcilere göre bir insanın beden dili ve mimikleri sözlerden daha etkilidir.
Büşra Hanım, usta gazetecilerin soruları karşısında eveleyip gevelemedi, heyecanlanmadı, terlemedi. Tam aksine ustaca yanıtlar verdi.
Politika yazarı değilim. Siyasetin flu dünyasında dolaşmayı sevmiyorum. Bu yüzden Büşra Hanım’ın sadece bugün yaptıklarına odaklanıyorum ve Antalya’yı çok iyi temsil ettiğini düşünüyorum.
Aldığı bayrağı büyük bir başarıyla taşıyor. Ve her gün yeni bir sınav veriyor. Siyasetin abilerinden, sosyal medyanın kirli kalemşörlerinden korkmadan cesurca yürüyor.
Bence O artık sadece Festival Başkanı değil, Antalya’nın da Başkanı’dır.
**
Gelelim Altın Portakal notlarına.
Altın Portakal’ın 63’üncü yılında mottosu “Daima”.
Festival Başkanı Büşra Özdemir, Altın Portakal’ın 63 yıllık güçlü geçmişinden aldığı ilhamla, sinemaya duyduğu sevgi ve sarsılmaz kararlılığıyla yoluna devam edeceğini belirtti. Özdemir, “Çünkü sinemanın ışığının hiç sönmemesini istiyoruz. İnsanı, insanlığı ve yaşamı aydınlatan bu ışığın her koşulda var olacağına inanıyoruz. Altın Portakal’ın geçmişinden aldığı güçle geleceğe meşalesini, yeni kuşaklarla buluşmasını ve sinemaya duyduğumuz sevginin nesilden nesile aktarılmasını istiyoruz. Sinemanın ışığı daima bizimle olsun” dedi.
Keşke tüm filmler ücretsiz olsa
Altın Portakal süresince çocuk filmleri ücretsiz gösterilecek. Festivalde indirimli bilet 20 TL, tam bilet 50 TL. Gönül ister ki, tüm filmler ücretsiz olsun, salonlar hınca hınç dolsun taşsın. 130 küsur milyonluk bütçeli festivalde, bilet parası devede kulak.
**
İki yıldır gerçekleştirilen özel
seçkiyle savaşın sürdüğü ülkelerdeki sinemacılara kulak veriliyor. Bu yıl İran,
Filistin, Ukrayna ve Lübnan filmleri özel seçkiyle sinemaseverlerle buluşacak.
Festivaller bir kentin ocakbaşıdır
Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanı Derviş Zaim için Altın Portakal’ın özel bir yeri var. Usta yönetmen 1996’da sinemada ilk ödülünü Antalya’da “Tabutta Rövaşata” ile aldı.
Zaim’in sözleri çok değerli;
“Festivaller bir kentin
ocakbaşıdır. İnsanlar ocakbaşına gelir ve kendilerini anlatır. Hayallerini,
düşüncelerini, geçmişe ve geleceğe dair tasavvurlarını dile getirir. Bu anlamda
festivaller de bir ocakbaşıdır; nasıl bir hayat istediğinizi, ne düşündüğünüzü
ve çok daha önemlisi, ne hissettiğinizi bize gösterir. Bizim, kendimizi
konuştuğumuz yer ocakbaşıdır ve bu ocakbaşının değil 63’üncü yılını; 73’üncü,
83’üncü, 100’lü senelerini görmesini istiyorum. Çünkü bu, bizim ruhumuzu
zenginleştiren bir platform, bir şenlik. Ve bu şenliğin bir parçası olmak beni
mutlu ediyor. 20 yıldan fazla yapılan festivallere artık ‘eski’ deniyor;
kıymetini bilmek lazım. İyisiyle kötüsüyle, inişiyle çıkışıyla bunu sürdürmek
kolay değil. Böyle bir geçmişin de sorumlusu olarak geleceğe devam etmek
gerekiyor.”
**
Uluslararası Uzun Metraj Jüri Üyesi oyuncu Fadik Sevin Atasoy ise “Altın Portakal, ülkemizin kültürel hafızasıdır” diyerek festivalin öneminin altını çizdi.
Festivalin karbon ayak izi ölçülecek
Antalya kasım ayında dünyanın en büyük organizasyonlarından COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Hepimiz COP31’le yatıp kalkıyoruz.
Altın Portakal’da da COP31 dolayısıyla çevrecilik alanında yeni bir aşamaya geçilecek. Yeşil Setler Mümkün Platformu işbirliğinde çevreci setler ve çevreci filmler konusunda farkındalık yaratılması amacıyla bu yıldan itibaren festivalin karbon ayak izi ölçülecek. Bu amaçla ilk olarak festivalde basılı materyaller azaltılmış, festival kataloğu ve gazetesi artık tamamen dijital olacak.
Geleneksel Kortej 24 Ekim’de
Yarım asırı geçen ömrümde Antalya’ya dair anılarım içinde “Altın Portakal”ın özel bir yeri vardır. 70’li yıllarda Esmeray’a sarı bir kasımpatı uzattığım günden beri Altın Portakal kortejlerini özlemle beklerim. Geçen yıllarda bir ara kortejin kaldırılması gündeme gelmişti, neyse ki halkın tepkisi ile bu yanlıştan dönüldü.
(Halkın tepkisi demişken benzer bir U dönüşünü nostaljik tramvay konusunda da bekliyorum. Tramvayın hizmete girmesi geciktikçe, kötü kokular artıyor.)
Festival, 24 Ekim Cumartesi günü geleneksel kortejle başlayacak. Aynı akşam Antalya Spor Salonu’nda açılış töreni gerçekleştirilecek. Festival, sekiz günlük maratonun sonunda 31 Ekim Cumartesi günü Cam Piramit’teki ödül töreniyle sona erecek.
Festivalin Ulusal Jürisinde oyuncular Meryem Uzerli, Fatih Artman, sanat yönetmeni Sırma Bradley, müzisyen Rahman Altın, sinema akademisyeni Elif Demoğlu ve kurgucu Aylin Zoi Tinel yer alıyor. 2026 yılı yapımı 12 sinema filmini değerlendirecek jüriye senarist, yazar, yönetmen Derviş Zaim başkanlık ediyor.
Antalyalı sinemaseverler bu yıl festivalde toplam 41 yabancı filmle buluşacak. Filmlerin 40’ı Türkiye’de ilk gösterimi yaparken 13’ü Altın Portakal heykelciği için yarışacak.
İyi olan kazansın… Daima.