Antalya Neden 'Burası Radyo Şarampol’ü Iskalıyor?

Yayın: 19.06.2026 09:37 Güncelleme: 15.07.2026 18:06 Kaynak: Haber Merkezi

Antalya, kendi hikâyesini anlatma cesaretini ıskalıyor. Eğer Antalya bir gün gerçekten “marka şehir” olacaksa, bu; vitrinlerle değil, Burası Radyo Şarampol gibi hafızası olan hikâyelerle olacaktır.

Kent ve turizm üzerine yazılar yazmaya başladığım günden buyana bir kentin tanıtımında kente kimlik kazandıran değerlere vurgu yapmaya çalıştım. Dünyada örneklerini sıklıkla gördüğümüz kentlerin markalaşması ve tanıtımında bu kimlik öğelerinin her birinin inanılmaz önemi vardır. Zenginliğiniz kimliğinizdedir, diye yazmıştım Kent Anatomisi kitabımın Kentin Edebiyatı bölümüne.

Çağdaş Türk Romanının Antalya özelindeki bir eserini de kısaca tanıtmıştım; Şükran Yiğit’in 2020 yılında yayınlanan ve 2021 yılında Atilla İlhan Roman ödülü alan Radyo Şarampol. 2024 yılında 31. Altın Koza Film Festivali’nde En iyi Senaryo Ödülünü kazanmıştı.

“Burası Radyo Şarampol” romanı, 1980 Antalya’sının lirik bir anlatımı. Şarampol Antalya’nın Kaleiçi’nden sonra ikinci çekirdeğiydi. Giritliler Mahallesi, Otogar ekseninden Konyaaltı Plajına uzanan bugün birçoğu yerinde ama büyük bölümü kentin büyüyen yapısının altında kalmış mekanlar.

Kent romanlarının en büyük özelliği okuyanların (ister yerli, ister yabancı olsun) o mekanlarda gezdirip yaşatabilmektir. Barcelona için yazılmış ve filmlere konu olmuş romanlarda kentin gastronomi mekanları üzerine turlar düzenlenmektedir. Burası Radyo Şarampol romanında 18’in poğaçası, Tophane Çay bahçesi henüz kaybolmadı ama Çağlar pastanesi, Bahar fırını yoklar; tıpkı efsane kırık ve çıkık ustası Parlemento gibi. 1980 askeri darbesinin Antalya’sını anlatan bu romanı okumanızı öneririm diye yazmıştım.

Şimdi gelelim yazımın başlığındaki soruma...

“Burası Radyo Şarampol Antalya tarafından neden ıskalanıyor?” sorusunda, aslında tek bir projeyi değil, bir zihniyeti sorguluyorum.

Çünkü mesele şu: Antalya yıllardır turizmde vitrin olmayı başardı ama hikâye üretmeyi başaramadı.

Radyo Şarampol gibi bir hikâye neden filme Antalya tarafından çekilmez veya çektirilmez?

Çünkü bu hikâye “satın alınabilir bir imaj” değil, yaşayan bir gerçeklik sunar.

Oysa bugüne kadar kurulan sistem, gerçekliği değil pazarlanabilir görüntüyü tercih etti.

 

Antalya denince akla ne geliyor?

Beş yıldızlı oteller, sonsuz açık büfeler, sahil, güneş…

 

Ama Şarampol?

Mahalle, insan, hafıza, gündelik hayat…

 

İşte tam bu yüzden ıskalanıyor.

Çünkü biz turizmi yıllarca bir ürün olarak gördük, bir hikâye olarak değil. Oysa dünya değişti.

 

Bugün bir şehri tanıtan şey reklam filmi değil; o şehirde geçen bir dizinin, bir filmin, bir hikâyenin yarattığı duygudur.

Peki neden hâlâ bu hikâyeler hayata geçmiyor?

Çünkü üç temel kopukluk var:

Birincisi: Kurumlar hâlâ “tanıtım filmi” refleksiyle hareket ediyor.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı güçlü kampanyalar yapıyor gibi tanıtılıyor ama hikâye üretimine doğrudan yatırımı yok.

 

İkincisi: Sektör risk almıyor.

Yapımcılar garanti formüllere yöneliyor: entrika, şiddet, karanlık uyuşturucu mahalleler veya lüks hayat… Şimdi bu noktada Netflix de oynayan ve Antalya kentini bir korku kenti gibi gösteren “Beni Çok Sev” örneği gibi

 

Üçüncüsü: Yerel ile ulusal arasında köprü kurulmadı.

Antalya Altın Portakal Film Festivali yıllardır ödül veriyor ama üretimi tetikleyen bir mekanizmaya dönüşemedi.

Burası Radyo Şarampol konusu Antalya’da geçiyor ama Adana’da yapılan Film Festivali’nden ödül alıyor…

Antalya ise yanlış imajlara fon olmaya devam ediyor, karakter olamıyor.

 

Oysa bu hikâye çekilseydi ne olurdu?

Antalya ilk kez sadece deniziyle değil, insanıyla hikayesini doğru anlatabilir

Antalya, kendi hikâyesini anlatma cesaretini ıskalıyor.

Eğer Antalya bir gün gerçekten “marka şehir” olacaksa, bu; vitrinlerle değil,

Burası Radyo Şarampol gibi hafızası olan hikâyelerle olacaktır.

Antalya’da en çok okunan kitaplar… İlk sırada Ahmet Telli’den “Veda Divanı” var
Zuzu Kitap’ın hazırladığı “Antalya’da haftanın en çok okunan kitaplar listesi”nde bu hafta ilk sı...
Antalya’nın Hizmet Kalitesi NATO Zirvesi’nde Türkiye’yi Temsil Etti
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın talebi doğrultusunda Antalya’nın önde gelen otelleri, deneyimli yö...
Dumansız kentten manzaralar!
Sayın Valimiz ‘Dumansız Sahil’ projesinin kapsamını genişletmeli. Toplumun yoğun olarak kullandığ...
Kaleiçi için “Sıfır Karbon Tarihi Şehir Modeli” Projesi
Antalya Turistik Otelciler ve Pansiyoncular Birliği ANTOB, Kasımda Antalya'da yapılacak COP31 İkl...
Tarımın Geleceği Su, Toprak ve İklim Dengesine Bağlı
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) iş birliğinde hazırlanan Tarım Gün...
Antalya’da haftanın en çok okunan kitapları
Antalya’da haftanın kitap seçkisi Kitap Kurdu Sahaf’tan.
Çandır Fasulyesi Toprakla Buluştu
Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Konyaaltı’na özgü Çandır fasulyesinin her yıl aynı dönemde ...
Antalya’da haftanın çok okunan kitapları
Zuzu Kitap’ın bu hafta fullantalya takipçileri için hazırladığı "çok okunanlar" listesi.
Çocuk Tiyatrosunda Bir İlk: Yapay Zekâ Destekli Robot Seyircisiyle Buluştu
RoboVerse Kids tarafından hayata geçirilen “Robot Robby’nin Maceraları”, çocuklara bir tiyatro sa...
Lara’da 35 yapay resif bloğu denize indirildi
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, denizleri korumak ve gelecek kuşaklara daha temiz bir çevre su...