Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi sosyal tesislerde düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya geldi. 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla günlerini kutlayan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, gazeteciliğin büyük emek ve sorumluluk gerektiren bir meslek olduğunu vurguladı. Basın mensuplarının doğru ve hızlı haberi kamuoyuna ulaştırmak için büyük özveriyle çalıştığını belirten Özkan, "Yaptığınız iş çok kıymetli ve çok zor. Özellikle bu sıcak havalarda sürekli sahadasınız. Allah kolaylık versin." dedi. Akdeniz Üniversitesinin çalışmalarının kamuoyuna ulaştırılmasında basının önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Özkan, "Üniversite olarak yaptığımız çalışmaları her zaman en güzel şekilde insanlara duyurdunuz. Bizim anlatmamızdan çok, sizlerin anlatması çok daha kıymetli. Üniversitem adına hepinize teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız." diye konuştu.
TARIM TEKNOKENTİ VİZYONUNU
ANLATTI
Programda Antalya Tarım Teknokenti Projesi hakkında bilgi veren Rektör Özkan, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aksu'daki 1100 dönümlük alanın Eylül 2025'te Tarım Teknokenti ilan edildiğini hatırlattı. Üniversitenin kampüs içerisinde 365 dönümlük mevcut bir teknokentinin bulunduğunu belirten Özkan, göreve geldikleri ilk günden itibaren Aksu'daki alanı tarıma ve teknolojiye nasıl kazandırabileceklerini düşündüklerini söyledi. Projeyi özel sektör temsilcileriyle de paylaştıklarını ifade eden Özkan, "Tarım Teknokenti fikrine herkes çok sıcak baktı. Bu süreçte başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza destekleri için teşekkür ediyoruz. Konuyu ilettiğimizde hemen destek verdiler ve bu alan Tarım Teknokenti ilan edildi." dedi.
AR-GE, ÜRETİM VE
SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM AYNI ALANDA BULUŞACAK
1100 dönümlük alanın Aksu'da, EXPO ve BATEM'in yanında yer alan verimli bir arazi olduğuna dikkat çeken Özkan, bölgenin teknokent ilan edilmesiyle yapılaşmaya açılmayacağını söyledi. Alanda Ar-Ge ve Ür-Ge merkezleri, laboratuvarlar, ofisler, sera ve deneme alanları kurulacağını belirten Rektör Özkan, bitki ıslahı, izolat çalışmaları ve gen bankası gibi stratejik araştırmaların da burada yürütüleceğini ifade etti. Günümüzde asıl hedefin sadece üretim yapmak değil, daha az suyla daha verimli tarım yapabilmek olduğunu vurgulayan Rektör Özkan, kuraklığa dayanıklı tohumların geliştirilmesi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
ÜNİVERSİTE İLE ÖZEL SEKTÖR
AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK
Ziraat
Fakültesinde önemli projeler yürütüldüğünü ancak bunların sahaya aktarılmasında
özel sektörün desteğinin büyük önem taşıdığını ifade eden Özkan, Tarım
Teknokentinin üniversite, bilim ve özel sektörü aynı çatı altında
buluşturacağını söyledi. "Burada gerçekten Ar-Ge yapacak firmaların yer
almasını istiyoruz." diyen Özkan, ilerleyen süreçte uluslararası tarım
proje fuarlarının düzenlenebileceği, inovasyon ve kuluçka merkezlerinin yer
alacağı güçlü bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
KİRALAMALAR 6 AY İÇİNDE
BAŞLAYACAK
Antalya Tarım Teknokenti'nin hem Antalya'ya hem tarıma hem de bilime önemli katkılar sağlayacak stratejik bir yatırım olduğunu belirten Rektör Özkan, projenin gerçek değerinin yıllar içinde daha iyi anlaşılacağını ifade etti. Rektör Özkan, Ar-Ge odaklı girişimci ve firmalara tahsis edilecek alanların kiralama sürecinin önümüzdeki 6 ay içinde başlayacağını söyledi.
COP 31 SÜRECİNE KATKI
Antalya'nın
ev sahipliği yapacağı COP sürecine de değinen Özkan, iklim kriziyle mücadelede
tarımın kritik bir başlık olduğunu belirterek Tarım Teknokenti'nin bu alana da
katkı sağlayacağını ifade etti. Projeye büyük heyecan duyduğunu dile getiren
Rektör Özkan, "Bunun ne kadar kıymetli olduğunu belki bugün değil ama 10
yıl sonra çok daha iyi anlayacağız. Antalya'ya, bilime, tarıma ve
üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum. Vizyoner bir proje olduğuna
inanıyorum." ifadelerini kullandı.
AR-GE'DE TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ
MERKEZLERİ ARASINDA
Toplantıda
Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz da Antalya Teknokent'in mevcut
kapasitesi ve başarılarına ilişkin bilgi verdi. Antalya Teknokent'in
Türkiye'nin en büyük ve en başarılı 7 teknokenti arasında yer aldığını belirten
Yavuz, teknokent bünyesinde 276 firmanın faaliyet gösterdiğini, 2 binden fazla
Ar-Ge personelinin görev yaptığını söyledi. Teknokentte yürütülen 391 Ar-Ge
projesinde 80 akademisyen ve 34 öğrenci firmasının yer aldığını ifade eden
Yavuz, toplam cironun 18 milyar liraya ulaştığını belirtti. Metrekare başına
düşen Ar-Ge gelirinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Yavuz,
"Antalya'nın en yüksek Ar-Ge üretilen alanı Teknokent." dedi. Bugüne
kadar 105'in üzerinde patent üretildiğini kaydeden Yavuz, en dikkat çekici
göstergelerden birinin ise Ar-Ge ihracatı olduğunu vurgulayarak, "182
milyon dolarlık Ar-Ge ihracatı gerçekleştiriyoruz. Bu ihracat, klasik üretimden
değil, tamamen Ar-Ge ve teknoloji geliştirme faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Bu
yönüyle büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.
MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNİN BİR
PARÇASI
Antalya
Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Yavuz, ‘Antalya Teknoloji ve Bilişim
Şehri Antalya’ mottosuyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, milli
teknoloji hamlesinin yalnızca yazılım, yapay zekâ ve savunma sanayisiyle
sınırlı olmadığını vurguladı. Tohum teknolojisinin de bu vizyonun önemli bir
parçası olduğunu ifade eden Yavuz, yerli, yüksek verimli ve bilimsel altyapıya
sahip tohum geliştirmenin stratejik önem taşıdığını söyledi. Tarım Teknokenti
ile 1100 dönümlük alanın yasal güvence altına alınarak tamamen tarımsal Ar-Ge
faaliyetlerine ayrıldığını kaydeden Yavuz, Antalya'nın bitkisel üretimde
Türkiye birincisi, tarımsal katma değerde üçüncü, örtü altı yetiştiricilikte
ise yüzde 41 payla lider konumda bulunduğunu hatırlattı. Türkiye'de bu ölçekte
böyle bir alanının bulunmadığını belirten Yavuz, bu yönüyle projenin ülke
tarımı açısından çok kıymetli olduğunu dile getirdi.
ÖĞRENCİDEN GİRİŞİMCİYE UZANAN
EKOSİSTEM
Tarım
Teknokenti bünyesinde yönetim ofisi, sergi ve fuar alanları, sosyal tesisler,
sera ve açık tarımsal deneme alanları, Ar-Ge ve Ür-Ge laboratuvarları, bitki
ıslahı, izolat ve gen bankası, botanik bahçesi, Tarım İnovasyon Kuluçka
Merkezi, Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Merkezi, Tarım Makinaları Tasarım ve
Prototipleme Merkezi ile Gıda Biyoteknoloji ve Tarım Akademisinin yer alacağını
belirten Yavuz, Ziraat Fakültesi öğrencileri için staj koordinasyon ve öğrenci
konaklama merkezlerinin de proje kapsamında planlandığını söyledi. Bitki
Islahı, İzolat ve Gen Bankasının projenin en stratejik bileşenlerinden biri
olduğunu ifade eden Yavuz, burada hem ata tohumlarının genetik haritalarının
çıkarılabileceğini hem de bugün birçok firmanın yurt dışından temin etmek
zorunda kaldığı izolatların üretilebileceğini belirterek, bunun sektör
açısından önemli bir ihtiyacı karşılayacağını dile getirdi.
ÜNİVERSİTE, KAMU VE ÖZEL
SEKTÖR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞACAK
Tarım
Teknokenti'nin aynı zamanda üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlü
bir örneği olacağını vurgulayan Yavuz, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri Kanunu kapsamında Ar-Ge faaliyetleri yürüten ve Teknokent'e kabul
edilen girişimci ve firmalara yer verebileceklerini belirterek, farklı
sektörlerden Ar-Ge odaklı şirketlerin burada bilgi teknolojileri, laboratuvar
ve ofis altyapısından yararlanacağını söyledi. Dr. Yavuz proje kapsamında 35
firma ile ön görüşmelerin tamamlandığını kaydetti.