Karaalioğlu Parkı’nın Koruma Statüsünün Düşürülmesi Kent Hafızasına ve Kamusal Alanlara Yönelik Bir Tehdittir!

Yayın: 04.05.2026 22:11 Güncelleme: 06.10.2026 17:18 Kaynak: Haber Merkezi

TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsünün düşürülmesinin kent hafızasına ve kamusal alanlara yönelik bir tehdit olduğunu açıkladı.

Karaalioğlu Parkı’nın sıradan bir park olmadığı vurgulanan açıklamada, Karaalioğlu Parkı’nın 1991 yılında 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilerek “mutlak korunması gereken alan” statüsüyle koruma altına alındığı belirtilirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 8 Nisan 2026 tarihli kararıyla parkın büyük bölümünün 3. derece doğal sit kapsamında değerlendirilen “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak yeniden tanımlanmasının, Antalya kent merkezindeki en değerli kamusal alanlardan birinin yapılaşma ve rant baskısına açık hale getirilmesi anlamına geldiği ileri sürüldü.


Açıklama şöyle; Karaalioğlu Parkı’nın doğal sit statüsünün düşürülmesi, Antalya’nın doğal ve kültürel mirasına yönelik ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. 1940’lı yıllarda erken Cumhuriyet döneminin kamusal mekân anlayışıyla oluşturulan Karaalioğlu Parkı; Antalya’nın tarihsel çekirdeği olan Kaleiçi ile bütünleşen, falezler üzerinde Akdeniz ve Beydağları ile kurduğu güçlü ilişki sayesinde kentin kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş bir kültür peyzajıdır.

Karaalioğlu parkı sıradan bir park değildir

Doğal yapısı, anıtsal ağaçları, falez ekosistemi, arkeolojik değerleri, özgün peyzaj düzenlemeleri, miradorları, havuzları, mozaik merdivenleri ve barındırdığı sanat eserleri ile Antalya’nın çok katmanlı tarihini taşıyan bir kamusal hafıza mekânıdır. Karaalioğlu Parkı bu özellikleri nedeniyle 1991 yılında 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilerek “mutlak korunması gereken alan” statüsüyle koruma altına alınmıştır. Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 8 Nisan 2026 tarihli kararıyla parkın büyük bölümünün 2. derece doğal sit niteliğine karşılık gelen “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”, geçmişte yapılaşma gerçekleşmiş olan bir bölümünün ise 3. derece doğal sit kapsamında değerlendirilen “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak yeniden tanımlanması, alanın sahip olduğu güçlü koruma statüsünü fiilen ortadan kaldırmaktadır.

Bu karar, Antalya kent merkezindeki en değerli kamusal alanlardan birinin yapılaşma ve rant baskısına açık hale getirilmesi anlamına gelmektedir. Türkiye’de doğal ve kültürel miras alanlarına yönelik benzer süreçler defalarca yaşanmıştır. Önce alanlar denetimsiz bırakılarak nitelik kaybına uğratılır, ardından bu bozulma gerekçe gösterilerek koruma statüleri zayıflatılır ve yeni projeler için zemin hazırlanır. Karaalioğlu Parkı için alınan bu karar, ne yazık ki bu sürecin yeni bir halkası olma riski taşımaktadır. Üstelik geçmiş yıllarda park içerisinde gerçekleştirilen izinsiz uygulamalar hakkında alınmış koruma kurulu kararlarının uygulanmadığı da bilinmektedir. Kesin korunması gereken bir alanda dahi denetim sağlanamazken, koruma statüsünün düşürülmesi parkın geleceğine ilişkin kaygıları daha da artırmaktadır. Bugün Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanına dönüştürülen alanda onlarca kaçak olarak yapılmış, imar affından yararlanmış, halen kaçak ve hukuki açıdan kullanılamaz yapı bulunmaktadır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bu kararıyla “örtülü af” çıkartmaktadır. Bu suçtur. Af kararını ancak TBMM alabilir. Karaalioğlu Parkı’nın değeri yalnızca tarihsel ve doğal özelliklerinden kaynaklanmamaktadır. Parkın geleceğine ilişkin olarak açılan kentsel tasarım ve mimari proje yarışması, bu alanın Antalya için ne kadar önemli bir kamusal mekân olarak görüldüğünün de açık bir göstergesidir. Yarışmalar, kentlerin en değerli alanları için en nitelikli ve en katılımcı çözümleri üretmenin bilimsel ve demokratik araçlarıdır. Bu nedenle yarışma süreciyle ortaya çıkan kamusal yaklaşımın göz ardı edilmesi ve koruma statüsünün zayıflatılması, kent adına ciddi bir çelişki yaratmaktadır.

Karaalioğlu Parkı sıradan bir park değildir

İtalyan işgali döneminden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan tarihsel sürecin tanığıdır. Hıdırlık Kulesi, Kaleiçi ve falez sistemiyle birlikte Antalya’nın kültürel peyzajının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu alanın koruma statüsünün düşürülmesi; Antalya’da geçmişte yaşanan ve kentin hafızasında derin izler bırakan surların ve Arkeoloji Müzenin yok edilmesi gibi geri dönülmez kayıpları hatırlatan bir bellek yaralanmasıdır. Kentin en değerli kamusal alanlarından birinin geleceği, kapalı kapılar ardında alınan kararlarla belirlenemez. Karaalioğlu Parkı’nın geleceği; bilimsel koruma ilkeleri doğrultusunda, meslek odalarının, üniversitelerin, sivil toplumun ve kent halkının katılımıyla ele alınmalıdır.

TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak açıkça ifade ediyoruz: Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsünün düşürülmesi kararı kamu yararı ile bağdaşmamaktadır. Bu kararın yeniden değerlendirilmesi ve parkın tamamının “kesin korunacak hassas alan” haline döndürülmesi gerekmektedir. Antalya’nın en değerli kamusal alanlarından biri olan Karaalioğlu Parkı’nın geleceğini belirleyecek her adımın takipçisi olacağımızı ve bu alanın korunması için mesleki ve hukuki tüm sorumluluklarımızı yerine getireceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”  

Hayatpark’a Sanatsal Dokunuş
HayatPark’taki büfeler, Konyaaltı Kent Konseyi Kadın Meclisi üyesi sanatçıları tarafından boyandı.
77. Uluslararası Uzay Kongresi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Teşrifleriyle Antalya'da Başladı
Dünyanın en prestijli uzay etkinliklerinden biri olan 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), ...
Konyaaltı Caz Festivali Sona Erdi
Konyaaltı Belediyesi’nin HayatPark’ta düzenlediği Caz & Lifestyle Festivali’nin kapanış akşamında...
Kaleiçi Old Town Festivali 11 yaşında
Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin bu yıl 11’incisini düzenleyeceği Uluslararası Kaleiçi Old Town F...
16. Antalya Kitap Fuarı kapılarını açtı
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl “Bugünü Oku, Geleceği Yaz” temasıyla 16’ncısı ger...
Finike’de “Aslan Balığı Avlama Yarışması ve Tadım Etkinliği” düzenlendi
Antalya Büyükşehir Belediyesi, yerleşik deniz türlerini koruma ve deniz ekosistemini dengede tutm...
Antalya’da okul ve derslik sayısı yetersiz!
Antalya Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu, Antalya’daki eğitim kurumlarının detaylı bir fotoğrafı...
Vali Şahin: İmar, Bir Şehrin Kaderini Çiziyor
Antalya Dayanışma Grubu’nda Antalya’nın geleceği masaya yatırıldı. Antalya’nın geleceğinin doğru ...
Finike'de Cittaslow Çocuk Şenliği Renkli Görüntülere Sahne Oldu
Finike’de bu yıl dördüncüsü düzenlenen Cittaslow Çocuk Şenliği, çocukların yoğun katılımıyla gerç...
İşçi Filmleri Festivali’nde Dayanışma Plaketleri Doğa ve Yaşam Savunucularına
21. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’nin (İFF) Antalya programı dayanışma plaketlerinin dağıt...