Dumansız kentten manzaralar!

Sayın Valimiz ‘Dumansız Sahil’ projesinin kapsamını genişletmeli. Toplumun yoğun olarak kullandığı yerlerin giriş kapılarında da bu projeyi uygulamalı. Görevliler de bunu sıkı sıkıya takip etmeli. Yoksa her güzel çalışma her tayin sonrası sona eriyor. Geriye her geçen gün yaşanmaz hale gelen bir kent kalıyor.
08 July 2026 Yaklaşık 4 dk okuma Özgür Önder

Özgür Önder'in kaleminden

Şehrimiz Antalya adına geçen ayın en sevindirici haberi şüphesiz  ‘Dumansız Sahil’ projesiydi. Sahillerimizin izmaritten çöplüğüne dönüşmesinin, yanı başınızda pis kokulu, hastalık saçan dumanın yüzünüze doğru saçılmasının önüne geçen Antalya Valimiz Sayın Hulusi Şahin’e ne kadar teşekkür etsek azdır. Sayın Valinin yayımladığı ‘Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Dumansız Plaj Uygulama Talimatı’nın daha da genişlemesini heyecanla bekliyoruz.

Bu kapsamda beni çok rahatsız eden, benim gibi çok sayıda kent sakinini de rahatsız ettiğine emin olduğum bazı noktaları bu satırlar aracılığıyla aktarmak istiyorum. Hastanelerin acil servis ve poliklinik giriş kapısı önleri, AVM kapılarının hemen önü, toplu taşıma durakları, kamu kurumlarının girişleri…

Sağlık sorunları yaşayan on binlerce kişi tedavi için her gün hastanelere gidiyor. Tedavi için gittiğiniz kurumun kapısında kendini bilmez bir kitle, umursamazca etrafına dumanları ile mikrop saçıyor. Yanı başındaki yaşlı amcaların teyzelerin aslım yada solunum sorunu olabileceğini hiç düşünmeden.

Çocuklarınızla bir film izlemek için AVM’ye gidiyorsunuz. AVM’nin kapısında kümelenmiş bir grup umursamazca etrafına dumanını saçıyor. Küçücük çocukların saçtığı dumandan rahatsız olacağını, küçücük çocuklara kötü örnek olacağını hiç düşünmeden. Zaten o kadar düşünecek kapasite olsa bunu yapmazdı dediğinizi duyuyorum.

Hele toplu taşıma araçlarının kapısında son bir duman çekip içeriye üfleyerek giren medeniyetten payını almamış olanlar var ki ne desek boş. Sözde belediye denetimli özel halk otobüsünün pis kokusu yetmezmiş gibi bir de dumanının pis kokusu. Çekilir gibi değil.

Bazen şahit oluyorum da okul önü sigara içme alanına dönüşüyor. Yanlış okumadınız. Okul önü!

Sizlere sadece üç örnek verdim. Biraz düşünürsek bu örnekleri çoğaltabileceğimiz aşikar. Ne o hastanenin, ne de o AVM’nin yöneticilerinin bu soruna çözüm üretmek gibi bir dertlerinin olmadığı ortada. Toplu taşıma araçları zaten Allah’a emanet. Son yıllarda ne Büyükşehir Belediyesi ne de ilçe belediyeleri kentin hangi sorununa çözüm üretebilmişler ki bu sorunu çözsünler. Meclis toplantısı gündemlerine bakarsak onların asli görevlerinin imar planı değişikliği olduğunu düşünüyoruz. O nedenle iş beklemeye gerek yok.

Geriye son bir dayanağımız kalıyor. Valiliğimiz! Antalyalının yaşadığı bu sorunun çözümünde Sayın Valimizin katkılarını bekliyoruz. Halkın yoğun olarak kullandığı hastanelerin, kamu binalarının, toplu taşıma araçlarının, alışveriş merkezlerinin, eğitim kurumlarının önünde sigara içilmesi yasaklanmalı.

Sayın Valimiz ‘Dumansız Sahil’ projesinin kapsamını genişletmeli. Toplumun yoğun olarak kullandığı yerlerin giriş kapılarında da bu projeyi uygulamalı. Görevliler de bunu sıkı sıkıya takip etmeli. Yoksa her güzel çalışma her tayin sonrası sona eriyor. Geriye her geçen gün yaşanmaz hale gelen bir kent kalıyor.


Özgür Önder