Genel Yayın Yönetmenim, değerli meslek büyüğüm Orhan Çakmur ile yeni yazım hakkında konuşuyorduk. Konu ile ilgili biraz fikir alışverişi yaptık. Orhan abiye Büyükşehir Belediyesi'nin kırmızı otobüslerinin hijyen açısından sorunsuz olduğunu aktardım. Ancak şahıslarca işletilen mavi renkli otobüslerin bir kısmının hijyen açısından nasıl sınıfta kaldığını anlattım. Otobüslerin denetlenmediği, denetlense kirden rengi değişmiş koltuklara illaki müdahale edeceklerini ifade ettim. Ardından yazı için klavyeyi düzeltmeye kalmadan Orhan abinin gönderdiği basın bültenini gördüm. Büyükşehir Belediyesi ekipleri günde 700 otobüsün geçtiği durakta klima denetimi yapmış. Ne güzel.
Bir süre şehir içi ulaşımda mecburi olarak toplu taşıma araçlarını kullandım. Kullanmaz olaydım! Tramvaylar ile ilgili söyleyeceğim tek şey sistemin güzel bir şekilde çalıştığı. Ancak otobüsler için bunu maalesef söyleyemem. Özellikle belediyeye ait olmayan, şahıslar tarafından işletilen mavi otobüslerin çoğunda ciddi hijyen sorunu var.
Belediyeye ait kırmızı otobüslerin hakkını yememek lazım. Gerçekten tertemiz, şoförleri düzgün kılık kıyafet ve yapıcı tavırlarıyla dikkat çekiyor.
Konumuza dönecek olursak, otobüslerin
eski olması kabul edilebilir ama temiz olmaması, pis olması kabul edilemez. Her
gün binlerce kent sakininin kullandığı bu otobüsler bu halde olamaz!
Şahıslarca işletilen özel halk
otobüslerinin bir kısmı resmen mikrop saçıyor. Otobüslerin koltuklarının rengi
kirden belirsiz bir hale dönüşmüş. Toz katmanları bunduğu her aralığa
yerleşmiş. Temizliğin yetersizliği nedeniyle pis bir koku ortama hakim olmuş.
Otobüslerin temizliği yeterli değil. Üstün körü yapıldığı da belli. Gelişi güzel bir şekilde otobüsün içi süpürülmüş. Ama detaylı bir temizlik yapılmamış. Koltuk araları kirden pastan görünmüyor.
Halk sağlığını tehdit eden otobüs işletmecisi şahısların ekmek teknesinin bu halde olmasına nasıl izin verir anlamak mümkün değil.
Hijyenin hiçe sayıldığı bu araçlar böyle
temizlikten uzak bir şekilde çalışmaya devam ederse kent sakinlerinin mikrop
kapması olası.
Aslında temizlikten uzak diyerek
kibarlık yapmaya çalışmanın anlamı yok. Konuyu doğru ifade etmek lazım. Özel
şahıslara ait bu otobüslerin çoğu pis!
Toplu taşıma araçlarının sahipleri yada
sürücüleri halka bunu nasıl layık görüyor anlamak mümkün değil. Hadi onlar öyle
düşünüyor. ‘Ben kazanacağım paraya bakarım. Otobüs pis olursa olsun’ diyor.
Peki bu araçları denetleyen kimse yok mu?
Bu otobüslerin bağlı olduğu meslek odası
neden otobüslerin temiz olmasını sağlamıyor.
Büyükşehir Belediyesinin ulaşımdan
sorumlu birimi ne yapıyor? Durakta klima denetimi yapıyor. Dostlar alışverişte
görsün. Belediyemiz çalışıyor!
Klimalı, rahat koltuklu, lüks makam otomobillerinde, makam odalarında yaşamın sonu elbette pislikten geçilmeyen ulaşım araçları olur.