Antalya’nın en önemli yaşam alanlarından Konyaaltı Caddesi ile falezler arasında, Antalya Müzesi’nin karşısında yer alan “Kuğulu Park”ın ihaleyle satılma istenmesi sonrası yaşanan tartışmalar sürüyor. Mülkiyeti, Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait olan alanın, kamuoyunun tepkisi sonrası Akdeniz Üniversitesi’ne devredileceği yönünde açıklamalar yapıldı.
Müze Çalışma Grubu, konuyla ilgili bir basın açıklaması
yayınlayarak, Kuğulu Park’ın Antalyalılar ve kent kültürü açısından önemine
dikkat çekti. Kuğulu Park adını 1970’lerde halkın koyduğu hatırlatılırken, “Kesin Korunacak Hassas Alan” ve “Nitelikli
Doğal Koruma Alanı” statüsündeki parkta tek bir ağacın bile kesilmesinin mümkün
olmadığı belirtildi.
“Kuğulu Park halkındır, park olarak kalmalıdır, kalacaktır!” açıklamada, “Konyaaltı falez bandının varyanta kadar kesintisiz bir kent parkı niteliği korunmalı ve acilen imar planına işlenmelidir!” ifadesi kullanıldı.
Basın
Açıklaması şöyle;
Sayın
Antalyalılar, Sayın basın çalışanları ve temsilcileri,
Antalya’nın ikonik
mekanlarından biri olan, Konyaaltı Caddesi ile falezler arasında yer alan
Kuğulu Park, kentin hafızasında ve sosyal yaşamında vazgeçilmez bir yere
sahiptir. Konyaaltı Caddesi’nin kentin ana arterlerinden biri haline gelmesi,
Bahçelievler mahallesinin nüfus artışı ve yerli-yabancı turist yoğunluğu, bu
eşsiz koruluğun tanınırlığını ve ziyaretçi sayısını zamanla artırmıştır. 70’li
ve 80’li yıllarda bölgenin imara açılması, Kuğulu Park’ı da içine alan falez bandının
yerleşim alanlarıyla bütünleşmesini hızlandırmıştır.
Konyaaltı Caddesi’nin
kentin odak alanlarından biri haline gelmesindeki en önemli dönüm noktası,
Antalya Müzesi’nin Kaleiçi’nden bu cadde üzerindeki yeni binasına taşınmasıdır.
İnşasına 1965’te başlanan, 1971’de tamamlanan ve 25 Kasım 1972’de ziyarete
açılan müze ile birlikte bölge cazibe merkezi haline gelmiş; Kuğulu Park olarak
anılan koruluk da kent merkezinden müzeye ve Konyaaltı kumsalına ulaşan güzergahın
en önemli duraklarından biri olmuştur.
Kuğulu Park ve Müze’nin kaderleri başlangıçta bu kadar güzel kesişmişken, 2020’li yıllara gelindiğinde kaygı verici gelişmeler yaşanmıştır. 2024 yılında Kuğulu Park’tan varyanta kadar olan falezlerin SIT derecesi düşürülmüş, 2025 yılında müze depreme dayanıksız olduğu bahanesiyle yıkılmıştır. Aynı bölgedeki Karayolları lojmanları ve Uygulama Oteli için de depreme dayanıksız raporu çıkarılmıştır. 2026 yılında nostaljik tramvay seferleri durdurularak, müzenin tam karşısında bulunan nostaljik tramvay ring sahası boşa çıkarılmıştır. Tüm bu yapılanları haritaya işlediğimizde Antalya için kaygı verici bir tablo ortaya çıkmaktadır. Kuğulu Park – Varyant arası falez bandı ve kuzeyinde müzeyi de içine alan kamu kurum arazileriyle ilgili büyük bir planın varlığı sorusu Antalyalıların zihnini işgal etmektedir.
Kuğulu Park
kamucu anlayışın egemen olduğu dönemde halkın kaynaklarıyla halk yararına
yapılmış tesislere güzel bir örnektir. Ancak ilerleyen zaman içinde bakımsız
bırakılmış, çöpü dahi toplanamaz hale getirilmiştir. Tüm falez bandının
bütünleşik bir kent parkı haline dönüştürülmesi gerekirken Kuğulu Park özel
firmalara kuralsız ve kontrolsüz bir şekilde kiralanmıştır. Kamucu anlayışla
koruluk haline getirilen, halktan beğeni almış peyzaj düzenlemesi yapılan
Kuğulu Park’a hafriyat kamyonları girmiş, konteyner ve derme çatma yapılar
eklenmiş, beton dökülmüş, ticarethaneye dönüştürülmeye ve kimliğinden
uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Kamusal alan üzerinden para kazanmak için
Kuğulu Park’a zarar vermek için seferber olanlar ne yazık ki parkın çöpünü
toplamak ve temiz tutmak söz konusu olduğunda ortadan kaybolmuştur. Mahalleli
ve çevre gönüllüleri belirli dönemlerde bir araya gelmekte ve alandan çöp
toplamaktadır. Kamucu anlayış terk edildikten sonra yeni bir anlayış egemen
olmuştur: “bakımsız bırak, tahribata göz yum, mezbeleliğe dönüştüğünü iddia
ederek satış veya rant odaklı kiralamaya kamuoyunu razı et”. Bu yeni rantçı
anlayışın bir örneği ne yazık ki Kuğulu Park’ta da gözlenmektedir.
PARKIN ADINI HALK KOYMUŞTUR
1970’lerde,
Selahattin Tonguç’un belediye başkanlığı döneminde Atatürk Parkı’ndan falezler
boyunca uzanan yeşil kuşak koruma altına alınmaya çalışılırken; Karayolları
alanındaki falez koruluğu ve içindeki kuğular bulunan süs havuzu/peyzaj
düzenlemeleri kentliler tarafından "Kuğulu Park" adıyla
benimsenmiştir. Alan mülkiyet olarak Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait bir taşınmaz
olsa da, hiçbir zaman çitlerin arkasında kapalı kalmamış; halkın ziyaretine ve
kullanımına açık bir buluşma noktası olmuştur.
NEDEN BU BASIN AÇIKLAMASINI YAPMAK GEREKTİ?
8 Ekim 2026
tarihli Resmî Gazete de yayımlanan ihale ilanı ile bu eşsiz alanın 576 milyon
431 bin TL tahmini bedelle satışa çıkarıldığını ve ihale tarihinin 26 Ekim 2026
olarak duyurulduğunu büyük bir şaşkınlıkla öğrendik. İhalenin duyurulduğu ilk
andan itibaren kentte meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve tüm duyarlı
vatandaşlar tepki göstererek Kuğulu Park’ın halkın parkı olduğunu ve
satılamayacağını güçlü bir şekilde dile getirmiştir.
PAHA BİÇİLEMEZ KUĞULU PARK’A FİYAT BİÇİLEBİLİR Mİ!
İhale
ilanında biçilen 576 milyon TL'lik tahmini fiyatın hangi kriterlere
dayandırıldığını anlamak mümkün değildir. Taşınmazın tapu kayıtlarındaki
“tarla” niteliğinde ise alanın gerçekliğiyle çelişki içindedir. Antalya’da 9
dönüm tarla 576 milyon eder mi? Satın alan kişi bu tarlada ne ekip biçecektir?
Yasal olarak bu taşınmaz üzerine bina yapılması imkansızdır; çünkü alanın yaklaşık
%85’i Kesin Korunacak Hassas Alan, kalan %15’i ise Nitelikli Doğal
Koruma Alanı statüsündedir. Her iki koruma statüsü de gelir getirici
yapılaşmaya kesinlikle izin vermemektedir. 1960’lı yıllardan bu yana var olan
bu koruluğun ağaçlarının kesilmesi, yerine bina dikilmesi hukuken ve vicdanen
mümkün değildir.
BİR KENT PARKI ALACAĞA MAHSUBEN DEVREDİLEMEZ
8 Ekim
2026’daki ihale duyurusunun ardından gelen yoğun toplumsal tepkiler üzerine, 9
Ekim sabahı basına yansıyan haberlerde satıştan vazgeçildiği ve taşınmazın başka
bir kamu kurumunun alacağına mahsuben ve sosyal tesis yapılmak üzere devredileceği
duyurulmuştur. Bu durum “kamusal alan kamuda kaldı” şeklinde lanse edilmiştir.
Oysa falez bandı üzerinde başka kurumların sosyal tesis uygulamaları mevcut
olup, bu alanların halkın özgürce
yararlanabileceği bir kent parkı niteliğini taşımadığı bir gerçekliktir.
Kent
parkları, toplumun tüm kesimlerinin kesintisiz ve ortak kullanımına açık
buluşma noktaları olmalıdır. Konyaaltı Falez bandının varyanta kadar kesintisiz
bir bütünlük sağlaması mümkünken; hâlihazırda var olan, halkın belleğinde yer
etmiş kültürel bir değerin işlevinin değiştirilmesi kabul edilemez. Kurumun
borçları veya mülkiyet gerekçeleriyle böylesi bir tapu devri yapılması, falez
bandının jeolojik, biyolojik, doğal peyzaj, kültürel miras ve kent kimliği
değerlerine zarar verecek; falez bandının diğer kesimleri için de kötü bir
emsal oluşturacaktır.
Kamuya ait
bir arsanın tepkiler üzerine “kamuya kalsın” diye başka bir kamu kurumuna
aktarılmasının mantıklı bir açıklaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla şeffaflığın da olmadığı bu
süreçte karar vericilerin emellerin ne olduğuyla ilgili sorular ister istemez
doğmaktadır.
KUĞULU PARK İMAR PLANINDA RESMEN "PARK"
OLARAK İŞLENMELİDİR
Bugün
bizlere düşen temel görev, halkın sesine kulak vermek ve Kuğulu Park’ı resmî
belgelerde de hak ettiği kamusal statüyü korumaktır. Konyaaltı Caddesi
güneyindeki tüm falez bandının Konyaaltı varyantına kadar olan kısmının imar
planında kesinlikle park alanı olarak
tescil edilmesi gerekmektedir. Bu adım; nostaljik tramvay ring alanını,
Konyaaltı Kumsalı seyir terasını, Cumhuriyet dönemi şehitler anıtını ve dünyada
eşi benzeri olmayan Antalya Tufa Kıyı Falezleri’ni kapsayan muhteşem kent
parkımızın resmiyete kavuşmasını sağlayacaktır.
Bu park da
bu kent de Antalyalılarındır. Öncelikle bu şehrin emanetçileri olan Antalya
Büyükşehir ve Muratpaşa Belediyeleri'ne seslenmek istiyoruz. Bu kente sahip
çıkması gereken ilk kurumlar sizin kurumlarınızdır. İki yıldır bu bölgede
Falezlerde, Antalya Müzesi'nde, Karayolları arazisinde, Turizm Uygulama
Oteli'nde yaşananlara karşı sessiz kalınmıştır. Antalyalılar artık sorunlara
çözüm aramanızı, ortak önerileri uygulamanız için gayret göstermenizi, onların
yanında olmanızı, sesinizi yükselmenizi, kamu alanlarını korumada sizlere
güvenmeyi istiyorlar. “Dünyanın en güzel kenti” olması, Antalya’nın, “rantı en
yüksek kenti” olarak, kötü kaderine dönüşmemesi için kentin yönetici ve karar
vericilerine sesleniyoruz; yüzünüzü güzel Antalya’mıza ve Antalyalılara
dönünüz.
Kuğulu Park
halkındır, park olarak kalmalıdır, kalacaktır!
Konyaaltı
falez bandının varyanta kadar kesintisiz bir kent parkı niteliği korunmalı ve
acilen imar planına işlenmelidir!
Müze Çalışma
Grubu