Adil Gürkan'ın kaleminden...
Antalyaspor
küme düştü.
Bu
noktadan sonra, neden, niçin, nasıl gibi soruları sormak vakit kaybı olur.
Yargılamaya
gerek yok.
Önümüze
bakalım.
En az
on yıllık bir gelecek vizyonu oluşturalım. Bu gelecek için hayata
geçirilebilecek hayaller kuralım. Bunlar için mücadele edelim ve kazanalım.
**
Bundan
yıllar önce bir hayal kurmuştum.
Antalya
ile Barcelona bir Şampiyonlar Ligi finali oynar mı?
**
Futbolun
değişen ekonomisi, şehir markacılığı, küresel yatırım akımları ve Antalya’nın
büyüyen gücü düşünüldüğünde, bu hayal stratejik bir vizyon olarak da
okunabilir.
Bir
gün Antalya’da bütün dünyanın izlediği bir Avrupa finali oynanabilir mi?
Esasen
Antalya’nın gücü ve konumu düşünüldüğünde, bu hayal artık eskisi kadar uzak
görünmüyor. Yeter ki bu güce ve potansiyele inanan birisi ortaya çıksın.
Artık
sadece bir tatil şehri değil.
Bugünün
Antalyası, sadece deniz-güneş-kum üçgenine sıkışmış klasik bir turizm
destinasyonu değil. Çok daha fazlası
var.
Sağlık
turizmi,
Spor
turizmi,
Gastronomi,
Kültürel
deneyim,
Lüks
yaşam,
Uluslararası
yatırım,
Bir
tek halka eksik: Güçlü bir futbol markası
**
Modern
dünyada büyük şehirlerin küresel varlığı, sadece otellerle, havaalanlarıyla,
marinalarla, oluşmuyor. Futbol artık neredeyse şehir kimliğinin en önemli ve en
duygusal parçalarından birisi haline geldi.
Bugün
Manchester denildiğinde akla, City ve United geliyor.
Liverpool
denildiğinde limanlardan önce Liverpool FC konuşuluyor.
Peki
neden Antalya da kendi futbol hikâyesini yazmasın?
Antalya’nın
böyle bir futbol hikayesi yazmaması için bir neden var mı?
**
Yeni
çağın futbolu: Şehir + marka + deneyim
Artık
futbol yalnızca 90 dakikalık bir oyun değil.
**
Bir
futbol kulübü;
Yatırım
çeker,
Turist
getirir,
Gayrimenkul
değerini yükseltir,
Uluslararası
medya görünürlüğü sağlar,
Genç
nüfusu sadakatini güçlendirir.
Küresel
marka üretir.
Yatırım
fonları, futbolu bir şehri parlatmak için kullanıyor.
**
Antalya’nın
elindeki avantajlar birçok Avrupa kentinden daha güçlüdür.
12 ay
yaşanabilir iklim,
Milyonlarca
turist,
Kolay
ulaşım olanakları,
Konaklama
kapasitesi
Uluslararası
nüfus,
Genç
ve dinamik ekonomi,
Spor
turizmine uygun doğal yapı.
Eksik
olan şey yalnızca büyük ölçekli bir futbol vizyonu.
**
Antalyaspor’un
önünde nasıl bir yol var?
Antalyaspor
nasıl bir rota oluşturmalı?
Bir
Anadolu kulübünün Avrupa devi haline gelmesi artık imkânsız değil.
Hele
bu kulüp Antalyaspor ise.
Ama
bunun için kısa vadeli transfer heyecanlarından çok daha büyük bir dönüşüm
gerekiyor.
Bunun
için kısa vadeli küme hesaplarından daha büyük bir düşünce gerekiyor.
Antalyaspor’un
asıl gücü Antalya’nın kendisi
Bir
futbol devrimi sadece yönetimle olmaz.
Şehir
inanırsa olur.
Kalkan’dan
Gazipaşa’ya kadar Antalya’nın ortak bir hikâyeye inanması gerekir.
Çünkü
büyük kulüpler sadece para ile kurulmaz.
Mesele
güçlü bir kimliktir.
**
Bugün
Avrupa’nın en büyük kulüplerinin ortak noktası şudur:
Taraftar
kulübü yalnızca desteklemez, sahiplenir.
Antalyaspor,
bir gün gerçek anlamda Antalya’nın ortak markasına dönüşebilirse, şehirde
bambaşka bir enerji oluşabilir.
Üniversite,
turizm ve futbol aynı masada oturmalı.
Modern
futbol artık bilimle yönetiliyor.
Bu
yüzden Antalya’daki dönüşümün içinde:
Üniversiteler,
Spor
bilimcileri
Sağlık
sektörü
Turizmciler
Teknoloji
şirketleri,
Veri
uzmanları
Medya
Yer
almalıdır.
**
Antalya,
sporcu performans merkezi haline bile gelebilir.
Başarının
gerçek anahtarı sabır
Türkiye’de
futbolun en büyük problemi sürekli kısa vadeli düşünülmesi.
Bir
sezonluk başarı beklentisiyle Avrupa devi olunmuyor.
Gerçek
dönüşüm için, planlama, kurumsallaşma, istikrar, finansal disiplin gerekir.
Ama en
çok da sabır ister.
Belki
beş yıl.
Belki
on yıl.
**
Doğru
bir model kurulursa, bugün hayal gibi görünen şeyler yarının gerçeğine
dönüşebilir.
Bir
gün neden olmasın?
**
Belki
bir bahar akşamı…
Akdeniz’e
bakan modern bir stadyumda…
Şampiyonlar
Ligi müziği Antalya semalarında yankılanırken…
Bütün
dünya milyonlarca ekran başında Antalya’yı izler.
Ve
insanlar artık Antalya’yı yalnızca tatil için değil, büyük futbol hikâyesi için
de konuşur.
Çünkü
bazı şehirler sadece büyümez.
Bir
noktadan sonra kader değiştirir.
Belki
de Antalya’nın önündeki yeni eşik budur.