TÜİK verilerine göre 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranının 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8’e yükseldiğini belirten Dr. Özekinci, özellikle modern yaşamın getirdiği hareketsiz yaşam tarzının ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının bu artışta önemli rol oynadığını ifade etti.
Kadınlarda obezite oranının erkeklere kıyasla daha yüksek seviyede olduğuna dikkat çeken Özekinci, “2025 yılı itibarıyla kadınların yüzde 24,8’i obez kategorisinde yer alırken, erkeklerde bu oran yüzde 18,7 olarak ölçüldü. Bu tablo; biyolojik, hormonal ve sosyo-kültürel etkenlerin yanı sıra yaşam tarzı farklılıklarının da etkisini ortaya koyuyor” dedi.
“Fiziksel
hareketsizlik alarm veriyor”
Araştırmanın
en dikkat çekici sonuçlarından birinin fiziksel aktivite yetersizliği olduğunu
vurgulayan Dr. Ayden Özekinci, 2025 yılı verilerine göre fiziksel aktivite
yapmayan bireylerin oranının yüzde 86,6’ya ulaştığını söyledi.
Dünya
Sağlık Örgütü’nün yetişkinler için önerdiği haftalık en az 150 dakika orta
şiddette fiziksel aktivite kriterini karşılayan birey oranının oldukça düşük
seviyede kaldığını ifade eden Özekinci, “Düzenli hareket artık bir tercih
değil, sağlık açısından zorunluluk haline geldi. Hareketsiz yaşam tarzı
obeziteyle birlikte birçok kronik hastalığın da temel nedenlerinden biri” diye
konuştu.
“Obezite
sadece estetik bir sorun değil”
Obezitenin
yalnızca görünümle ilgili bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini
belirten Dr. Özekinci, obezitenin kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet,
hipertansiyon ve bazı kanser türleri başta olmak üzere çok sayıda kronik
hastalık için önemli risk oluşturduğunu kaydetti.
Son
dönemde yaygınlaşan GLP-1 reseptör agonisti ilaçlara da değinen Özekinci, bu
ilaçların kilo kaybında etkili sonuçlar sunduğunu ancak bilinçsiz kullanımın
kas kaybı ve yetersiz beslenme gibi riskleri beraberinde getirebildiğini
söyledi.
“Kalıcı
çözüm yaşam tarzı değişikliği”
Sürdürülebilir
obezite yönetiminin temelinde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığının yer
aldığını ifade eden Dr. Ayden Özekinci, yeterli protein tüketimi, liften zengin
beslenme, düzenli sıvı alımı ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti.
Toplum
sağlığının korunması için yalnızca bireysel değil, çevresel ve toplumsal
politikaların da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özekinci, fiziksel
aktiviteyi teşvik eden şehir planlamaları, sağlıklı gıdaya erişim ve beslenme
eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının önem taşıdığını ifade etti.
Dr.
Ayden Özekinci, obeziteyle mücadelede kısa vadeli çözümler yerine
sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerine odaklanılması gerektiğini
vurgulayarak, “Birey, toplum ve kamu politikalarının aynı hedef doğrultusunda
hareket etmesi gerekiyor” dedi.
TÜİK’in
yayınladığı Türkiye Sağlık
Araştırması sonuçları şöyle;
Boy ve kilo değerleri kullanılarak hesaplanan vücut kütle indeksi incelendiğinde; 15 yaş ve üzeri obez bireylerin oranı 2022 yılında %20,2 iken, 2025 yılında %21,8 oldu. Cinsiyet ayrımında bakıldığında; 2025 yılında kadınların %24,8'inin obez ve %32,2'sinin obez öncesi, erkeklerin ise %18,7'sinin obez ve %43,1'inin obez öncesi olduğu görüldü.
Fiziksel
aktivite yapmayanların oranı %86,6 oldu
Aktivite
yapmayan erkeklerin oranı 2022 yılında %85,3 iken, 2025 yılında %83,5 oldu.
Kadınlarda ise bu oran %92,7'den %89,7'ye geriledi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)
tarafından yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik
fiziksel aktivite yapması önerilmektedir. Buna göre, haftada 150 ile 300 dakika
arası fiziksel aktivite yapanların oranı 2025 yılında erkeklerde %4,1,
kadınlarda %2,7 oldu.
Merdiven
inip çıkarken zorluk yaşayanların oranı %6,0 oldu
Fiziksel
işlev açısından zorluk yaşama durumları değerlendirildiğinde, merdiven inip
çıkmada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda %8,3, erkeklerde ise %3,7 ile ilk
sırada yer aldı. Öğrenme veya hatırlamada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda
%5,4, erkeklerde %2,8 olurken; yürümede zorluk yaşayanların oranı kadınlarda
%5,6, erkeklerde %2,8 oldu.
Üst
solunum yolu enfeksiyonu 0-14 yaş grubundaki çocuklarda en fazla görülen
hastalık oldu
Çocuklarda son 6 ay içerisinde görülen hastalık türleri incelendiğinde, 2025 yılında 0-6 yaş grubunda en çok %28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bunu sırasıyla, %24,0 ile ishal ve %5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi. 2025 yılında 7-14 yaş grubunda da %24,6 ile üst solunum yolu enfeksiyonu ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; %16,4 ile ishal, %8,2 ile ağız ve diş sağlığı sorunları izledi.
Bel
bölgesi problemleri 15 yaş ve üzeri bireylerde % 24,3 ile en fazla görülen
hastalık oldu
Son 12
ay içerisinde 15 yaş ve üzeri bireylerde görülen hastalık türleri
incelendiğinde, bel bölgesi problemleri 2022 yılında %24,6 iken 2025 yılında da
%24,3 ile ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla; 2025 yılında %16,9 ile
hipertansiyon, %16,7 ile boyun bölgesi problemleri, %11,9 ile şeker hastalığı
ve %10,1 ile yüksek kan lipidleri izledi.
Her
gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı %30,1 oldu
Her
gün tütün mamulü kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında %28,3
iken 2025 yılında artarak %30,1 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde %42,9,
kadınlarda ise %17,5 olduğu tespit edildi. Tütün mamulü kullanmayan bireylerin
(bırakanlar ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında %68,0 iken 2025
yılında azalarak %66,8 oldu.
Alkol
kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı %12,6 oldu
Son 12
ay içerisinde alkol kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2022 yılında
%12,1 iken 2025 yılında artarak %12,6 oldu. Bu oranın 2025 yılında erkeklerde
%18,7, kadınlarda ise %6,6 olduğu tespit edildi. Alkol kullanmayan bireylerin
(daha önce kullanan ve hiç kullanmayanlar) oranı ise, 2022 yılında %87,9 iken
2025 yılında azalarak %87,4 oldu.40 yaş ve üzeri kadınlarda son 1 yıl
içerisinde mamografi çektirenlerin oranı %16,7 oldu
Son 1
yıl içerisinde 40 yaş ve üzeri kadınlarda mamografi çektirenlerin oranı 2022
yılında 10,8 iken 2025 yılında %16,7 oldu. 40 yaş ve üzeri kadınlarda hiç
mamografi çektirmemiş olanların oranı 2025 yılında %42,4 oldu.
15 yaş
ve üzeri kadınlarda hiç smear testi yaptırmayanların oranı %59,0 oldu
15 yaş
ve üzeri kadınlarda son 1 yıl içerisinde smear testi yaptıranların oranı 2022
yılında %7,2 iken 2025 yılında %11,8 oldu. 15 yaş ve üzeri kadınlarda hiç smear
testi yaptırmamış olanların oranı 2025 yılında %59,0 oldu.
Kaynak:
TÜİK